whatsapp
Aydın Mutlu Dinçoğul
Köşe Yazarı
Aydın Mutlu Dinçoğul
-
 

Hiç kimse olmak ne mümkün

Herkesten bir parça içimizde İnsanlar geçmiş anılarını, mutlaka unutmak istedikleri ve asla unutmak istemedikleri tarzında keskin bir şekilde ayırmak isterler. Bu anılar ve yaşanmışlıklar arasında aşılmaz bir duvar örmekle rahatlayacaklarını düşünürler. Ancak hangi tarafın daha yoğun ve üstün olması insanlar arasında büyük bir soruna neden olur. Hatırlamaktan veya hatırlanmaktan korkmak, insanın büyük bir hataya veya hatanın yoğunluğuna göre günaha bulaşmış olması demektir. Unutmak istedikleri daha yoğun olan, kırıp kırılan veya kırıldıkça kıran insanlar, pişmanlık ve vehim içinde hep tedirginlik ve kuşku içinde kızgın bir cehennemi yaşarlar. Bu anlamda en büyük yoksunluk ve yoksulluk hatırasız kalmaktır. Hatırlamak istedikleri daha çok olan insanlar ise her hatırladıklarıyla daha mutlu oldukları bir cenneti yaşarlar. Bu insanlar sevdiklerinin gözlerinde eriyerek, hayata onların gözlerinden de bakarak birlikteliklerini güçlendirirler ve geçmişin içinden süzülüp gelen hatıraları gönül rahatlığıyla canlandırabilirler. Onlar gönül kırmayan, gönlü zengin insanlardır. Unutmak veya hatırlamak, bir ıstıraba ya da bir sevince dönüşebilir. Ama her şeyi unutmak istemek, hayatın en derin uçurumuna düşmüş olmak demektir. Yaşanan umutsuz aşklarla aşka olan inancını dahi yitiren insan, şüphe ve kuşkuyla kimseleri sevemez, sevmekten korkar. Tehlikeler, acılar ve kötülüklerle dolu dünyada aşk, hayatın insana sunduğu en kutsal mucize, en doğal direniş ve vicdani dayanışma hattı ve eşitlenerek özgürleşme halidir. Aşk, Hak ve hakikatin gönülde açığa çıkmasıdır ve aynısıyla bir tekrarı daha yoktur. Gönül gözünün aşka kapanması ve hayatın güzel yanlarını, güzelliklerini görememek, ne büyük bir azap ve ıstıraptır. İnsan ancak fark edilmek, önemsenmek ve faydalı olmak hisleri ile yaşadığını hissedebilir. Ancak hayatında başarılı olması, her işini aşk ile yapabilmesine bağlıdır. Aşk ile amel eden gönlüne ayna tutar ve kim olduğunu kendisine önce kendisi söyler, çünkü evrendeki en güzel mutluluk farklılıktır; fark ve farkındalık yaratabilmek, hayatı yenilemektir. İnsanların çevresindekileri kendisine benzetmek istemesi ise ya kendini beğenmişlik ya da sinsi bir kurnazlığın tükenmez tatminkârsızlığıdır.
Ekleme Tarihi: 01 Ocak 2026 -Perşembe

Hiç kimse olmak ne mümkün

Herkesten bir parça içimizde

İnsanlar geçmiş anılarını, mutlaka unutmak istedikleri ve asla unutmak istemedikleri tarzında keskin bir şekilde ayırmak isterler. Bu anılar ve yaşanmışlıklar arasında aşılmaz bir duvar örmekle rahatlayacaklarını düşünürler.

Ancak hangi tarafın daha yoğun ve üstün olması insanlar arasında büyük bir soruna neden olur. Hatırlamaktan veya hatırlanmaktan korkmak, insanın büyük bir hataya veya hatanın yoğunluğuna göre günaha bulaşmış olması demektir.

Unutmak istedikleri daha yoğun olan, kırıp kırılan veya kırıldıkça kıran insanlar, pişmanlık ve vehim içinde hep tedirginlik ve kuşku içinde kızgın bir cehennemi yaşarlar. Bu anlamda en büyük yoksunluk ve yoksulluk hatırasız kalmaktır.

Hatırlamak istedikleri daha çok olan insanlar ise her hatırladıklarıyla daha mutlu oldukları bir cenneti yaşarlar. Bu insanlar sevdiklerinin gözlerinde eriyerek, hayata onların gözlerinden de bakarak birlikteliklerini güçlendirirler ve geçmişin içinden süzülüp gelen hatıraları gönül rahatlığıyla canlandırabilirler. Onlar gönül kırmayan, gönlü zengin insanlardır.

Unutmak veya hatırlamak, bir ıstıraba ya da bir sevince dönüşebilir.

Ama her şeyi unutmak istemek, hayatın en derin uçurumuna düşmüş olmak demektir. Yaşanan umutsuz aşklarla aşka olan inancını dahi yitiren insan, şüphe ve kuşkuyla kimseleri sevemez, sevmekten korkar.

Tehlikeler, acılar ve kötülüklerle dolu dünyada aşk, hayatın insana sunduğu en kutsal mucize, en doğal direniş ve vicdani dayanışma hattı ve eşitlenerek özgürleşme halidir. Aşk, Hak ve hakikatin gönülde açığa çıkmasıdır ve aynısıyla bir tekrarı daha yoktur.

Gönül gözünün aşka kapanması ve hayatın güzel yanlarını, güzelliklerini görememek, ne büyük bir azap ve ıstıraptır.

İnsan ancak fark edilmek, önemsenmek ve faydalı olmak hisleri ile yaşadığını hissedebilir. Ancak hayatında başarılı olması, her işini aşk ile yapabilmesine bağlıdır. Aşk ile amel eden gönlüne ayna tutar ve kim olduğunu kendisine önce kendisi söyler, çünkü evrendeki en güzel mutluluk farklılıktır; fark ve farkındalık yaratabilmek, hayatı yenilemektir. İnsanların çevresindekileri kendisine benzetmek istemesi ise ya kendini beğenmişlik ya da sinsi bir kurnazlığın tükenmez tatminkârsızlığıdır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirgundem.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.