whatsapp
Aydın Mutlu Dinçoğul
Köşe Yazarı
Aydın Mutlu Dinçoğul
-
 

Gücü yetene Adalet nereye kadar?

Düşünceyi ifade etme özgürlüğünün ya da iktidarın egemen düşüncelerini eleştirme özgürlüğün ayaklar altında alındığı ve sadece güçlünün borusunun öttüğü, iktidar gücünün tek başına güçlendiği ve kendisine tabi olmayanları ezebildiği her ülke, otoriter-totaliter bir sisteme bağlanmış demektir. Burjuva demokratik toplumun göstermelik hallerine dahi son verilmeye başlandığı son 30 yıldır, Amerika ve Batı emperyalizmi ile Çin-Rusya-İran ve müttefiklerinin kutuplaştığı ve küresel savaş halkalarının sürekli olarak birbirine eklemlendiği döneme girilmiştir. İktidar gridir az kirlidir, ama mutlak iktidar simsiyahtır ve tamamen kirlidir. Her otoriter devlet, diğer kimi devletlerin kirli ilişkilerini dosyalar ve ileride karşı güçlere karşı kullanma gayretine girer. Örneğin ABD heyeti Türkiye iktidarını 2025 İstanbul toplantısında, Halk Bankası ve Rıza Zarraf, ayrıca ülkedeki gladyo-kontra faaliyetleri ve Venezüella üzerinden yürütülen uyuşturucu trafiği konularından hareketle hazırlanan dosyalar vasıtasıyla, 2025 İstanbul toplantısında tehdit etmiş ve şantaj yapmıştır. İktidara, eğer istediklerimizi uygulamaya koymazsan, verdiğimiz "meşruiyeti" geri alırız ve biz de bu dosyaları işleme koyarız denmiştir. Bunun her iki taraf için de ne kadar onur kırıcı bir ilişki tarzı olduğunu takdirlerinize bırakıyorum. Küresel kapitalist otorite, bin bir hile ve zor üzerinden, dünya toplumlarını parçalar, böler ve ayrıştırır. Örneğin Irak üçe ve Libya ikiye bölünmüş durumdadır. Bugün Kuzey Irak, İsrail’e çok yakın bir çizgidedir ve İsrail' bağımlı kılınmıştır. İran, bu nedenle o bölgedeki yabancı üsleri bombalamaktadır. Suriye'de kurulan uydu devlet Batı'nın kontrolündedir. O caniler de geçmişte işledikleri dosyalanmış suçları nedeniyle, çocuk tacizcisi olan Batı emperyalizmine bağımlıdır. Batı'nın çocuk tacizi ve ticareti, ifşa olan Epstein dosyalarında kanıtlanmıştır. Bu çirkef ilişkiler, "Tencere dibin kara, seninki, benden kara" deyimine uygun ilişkilerdir. ücü gücü yetene "adaleti", nereye kadar? Düşünceyi ifade etme özgürlüğünün ya da iktidarın egemen düşüncelerini eleştirme özgürlüğün ayaklar altında alındığı ve sadece güçlünün borusunun öttüğü, iktidar gücünün tek başına güçlendiği ve kendisine tabi olmayanları ezebildiği her ülke, otoriter-totaliter bir sisteme bağlanmış demektir. Burjuva demokratik toplumun göstermelik hallerine dahi son verilmeye başlandığı son 30 yıldır, Amerika ve Batı emperyalizmi ile Çin-Rusya-İran ve müttefiklerinin kutuplaştığı ve küresel savaş halkalarının sürekli olarak birbirine eklemlendiği döneme girilmiştir. İktidar gridir az kirlidir, ama mutlak iktidar simsiyahtır ve tamamen kirlidir. Her otoriter devlet, diğer kimi devletlerin kirli ilişkilerini dosyalar ve ileride karşı güçlere karşı kullanma gayretine girer. Örneğin ABD heyeti Türkiye iktidarını 2025 İstanbul toplantısında, Halk Bankası ve Rıza Zarraf, ayrıca ülkedeki gladyo-kontra faaliyetleri ve Venezüella üzerinden yürütülen uyuşturucu trafiği konularından hareketle hazırlanan dosyalar vasıtasıyla, 2025 İstanbul toplantısında tehdit etmiş ve şantaj yapmıştır. İktidara, eğer istediklerimizi uygulamaya koymazsan, verdiğimiz "meşruiyeti" geri alırız ve biz de bu dosyaları işleme koyarız denmiştir. Bunun her iki taraf için de ne kadar onur kırıcı bir ilişki tarzı olduğunu takdirlerinize bırakıyorum. Küresel kapitalist otorite, bin bir hile ve zor üzerinden, dünya toplumlarını parçalar, böler ve ayrıştırır. Örneğin Irak üçe ve Libya ikiye bölünmüş durumdadır. Bugün Kuzey Irak, Israil'e çok yakın bir çizgidedir ve İsrail bağımlı kılınmıştır. İran, bu nedenle o bölgedeki yabancı üsleri bombalamaktadır. Suriye'de kurulan uydu devlet Batı'nın kontrolündedir. O caniler de geçmişte işledikleri dosyalanmış suçları nedeniyle, çocuk tacizcisi olan Batı emperyalizmine bağımlıdır. Batı'nın çocuk tacizi ve ticareti, ifşa olan Epstein dosyalarında kanıtlanmıştır. Bu çirkef ilişkiler, "Tencere dibin kara, seninki, benden kara" deyimine uygun ilişkilerdir.
Ekleme Tarihi: 23 Ağustos 2026 -Pazar

Gücü yetene Adalet nereye kadar?

Düşünceyi ifade etme özgürlüğünün ya da iktidarın egemen düşüncelerini eleştirme özgürlüğün ayaklar altında alındığı ve sadece güçlünün borusunun öttüğü, iktidar gücünün tek başına güçlendiği ve kendisine tabi olmayanları ezebildiği her ülke, otoriter-totaliter bir sisteme bağlanmış demektir.

Burjuva demokratik toplumun göstermelik hallerine dahi son verilmeye başlandığı son 30 yıldır, Amerika ve Batı emperyalizmi ile Çin-Rusya-İran ve müttefiklerinin kutuplaştığı ve küresel savaş halkalarının sürekli olarak birbirine eklemlendiği döneme girilmiştir.

İktidar gridir az kirlidir, ama mutlak iktidar simsiyahtır ve tamamen kirlidir. Her otoriter devlet, diğer kimi devletlerin kirli ilişkilerini dosyalar ve ileride karşı güçlere karşı kullanma gayretine girer.

Örneğin ABD heyeti Türkiye iktidarını 2025 İstanbul toplantısında, Halk Bankası ve Rıza Zarraf, ayrıca ülkedeki gladyo-kontra faaliyetleri ve Venezüella üzerinden yürütülen uyuşturucu trafiği konularından hareketle hazırlanan dosyalar vasıtasıyla, 2025 İstanbul toplantısında tehdit etmiş ve şantaj yapmıştır. İktidara, eğer istediklerimizi uygulamaya koymazsan, verdiğimiz "meşruiyeti" geri alırız ve biz de bu dosyaları işleme koyarız denmiştir.

Bunun her iki taraf için de ne kadar onur kırıcı bir ilişki tarzı olduğunu takdirlerinize bırakıyorum.

Küresel kapitalist otorite, bin bir hile ve zor üzerinden, dünya toplumlarını parçalar, böler ve ayrıştırır. Örneğin Irak üçe ve Libya ikiye bölünmüş durumdadır. Bugün Kuzey Irak, İsrail’e çok yakın bir çizgidedir ve İsrail' bağımlı kılınmıştır. İran, bu nedenle o bölgedeki yabancı üsleri bombalamaktadır.

Suriye'de kurulan uydu devlet Batı'nın kontrolündedir.

O caniler de geçmişte işledikleri dosyalanmış suçları nedeniyle, çocuk tacizcisi olan Batı emperyalizmine bağımlıdır. Batı'nın çocuk tacizi ve ticareti, ifşa olan Epstein dosyalarında kanıtlanmıştır.

Bu çirkef ilişkiler, "Tencere dibin kara, seninki, benden kara" deyimine uygun ilişkilerdir.

ücü gücü yetene "adaleti", nereye kadar?

Düşünceyi ifade etme özgürlüğünün ya da iktidarın egemen düşüncelerini eleştirme özgürlüğün ayaklar altında alındığı ve sadece güçlünün borusunun öttüğü, iktidar gücünün tek başına güçlendiği ve kendisine tabi olmayanları ezebildiği her ülke, otoriter-totaliter bir sisteme bağlanmış demektir.

Burjuva demokratik toplumun göstermelik hallerine dahi son verilmeye başlandığı son 30 yıldır, Amerika ve Batı emperyalizmi ile Çin-Rusya-İran ve müttefiklerinin kutuplaştığı ve küresel savaş halkalarının sürekli olarak birbirine eklemlendiği döneme girilmiştir.

İktidar gridir az kirlidir, ama mutlak iktidar simsiyahtır ve tamamen kirlidir. Her otoriter devlet, diğer kimi devletlerin kirli ilişkilerini dosyalar ve ileride karşı güçlere karşı kullanma gayretine girer.

Örneğin ABD heyeti Türkiye iktidarını 2025 İstanbul toplantısında, Halk Bankası ve Rıza Zarraf, ayrıca ülkedeki gladyo-kontra faaliyetleri ve Venezüella üzerinden yürütülen uyuşturucu trafiği konularından hareketle hazırlanan dosyalar vasıtasıyla, 2025 İstanbul toplantısında tehdit etmiş ve şantaj yapmıştır. İktidara, eğer istediklerimizi uygulamaya koymazsan, verdiğimiz "meşruiyeti" geri alırız ve biz de bu dosyaları işleme koyarız denmiştir.

Bunun her iki taraf için de ne kadar onur kırıcı bir ilişki tarzı olduğunu takdirlerinize bırakıyorum.

Küresel kapitalist otorite, bin bir hile ve zor üzerinden, dünya toplumlarını parçalar, böler ve ayrıştırır. Örneğin Irak üçe ve Libya ikiye bölünmüş durumdadır. Bugün Kuzey Irak, Israil'e çok yakın bir çizgidedir ve İsrail bağımlı kılınmıştır. İran, bu nedenle o bölgedeki yabancı üsleri bombalamaktadır.

Suriye'de kurulan uydu devlet Batı'nın kontrolündedir.

O caniler de geçmişte işledikleri dosyalanmış suçları nedeniyle, çocuk tacizcisi olan Batı emperyalizmine bağımlıdır. Batı'nın çocuk tacizi ve ticareti, ifşa olan Epstein dosyalarında kanıtlanmıştır.

Bu çirkef ilişkiler, "Tencere dibin kara, seninki, benden kara" deyimine uygun ilişkilerdir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirgundem.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.