Evrenin, doğanın, insanın ve zihnin işleyişi, kendi içlerinde farklı sistemler gibi gözükseler de tüm bunları birbirine bağlayan, eklemleyen veya çekip koparan bütünsel bir akış, akım ve etkileşim vardır.
Evrende, doğada, toplumsal bedende, insan bedeninde ve zihinde var olan her şeyin birbiriyle bağlantılı akışlar içinde buluşabildiği, doğal bir arzu bütünleşmesi ve iç içe geçme hâl ve durumları vardır.
Öte yandan evrende, doğada, toplumsal bedende, insan bedeninde ve zihinde kaçış ve kopuş arzularıyla ayrışarak, akışlara yeni ve özgün farklılaşmalar yaratmanın, yeni hat ve yollar açmanın hâl ve durumları da vardır.
Esasen uzlaşmaz gibi görünen bu iki karşıt dinamik karşıt akış ve akım, hayr ve şer gibi farklı yönelimler gibi görülseler de nihayetinde bunlar birbirlerini besleyen, birbirinden güç alan ve birbirine ihtiyacı olan yönelimlerdir.
Her varlık, bütünsel varoluşun içinde hayat bulan, onunla kurduğu iletişim ve etkileşim içinde yön tutup yol alan ve aynı zamanda kısmen ona etkide bulunup ona yön veren özgün birer dinamiktir.
Evrenin, doğanın, toplumun ve zihnin bütünsel akışları ve akımları, birçok küçük akışın ve akımın ya da enerjinin bağlantısallığı içinde oluşan bin bir çelişkinin evrimleşmesiyle sürüp gitmektedir.
Bu anlamda evrenin de, doğanın da kendine has işleyen bir “bilinci” vardır. Toplumsal bilinçte ve tek tek insanlarda vücut bulan bilinç veya akıl, bu kendine has bilinçleri mutlak etkilediği gibi, insanın ve toplumsal bilincin iradevi ve vicdani bilinci de, evrenin ve doğanın kendine has işleyen bilincinin mutlak etkisi altındadır.
Tüm bunlar arasında süregiden akışlar, akımlar, enerjiler, kaçışlar ve kopuşlar, evrende, doğada ve toplumda süregiden hayatın çok renkliliğini, çeşitlenmesini ve özgünleşerek farklılaşmasını sağlamaktadır.
Soykırımlar, göçe zorlamalar, işkenceler, gasp ve talan içeren saldırgan savaşlar, asimilasyon ve manipülasyon içeren sömürgeci işgallerin bin bir hilesi, kullanma ve bağımlı kılma ilişkileri, toplumsal bedenlerde ve insan bilincinde kırımlar ve kırılmalar yaratan ve doğal hayatın akış ve akımlarını kesen karşıt akımlar ve kopuşlardır. Tüm bunlara karşın, insanların dayanışma ve paylaşım iradesi, özgür vicdanı ve sorumluluk bilinci, özgürleşme dinamikleri ve hakikat arayışında azimli sabır, en doğal akışlar içinde bütünleşerek sürüp gidebilmektedir.

