Osmanlı ülkesinde yaşayan halklar, kendi yaşadığı toprakların sahibi olmak istiyor. Siz de biliyor, görüyorsunuz ki İmparatorluk içinde yaşayan herkes kendi başının çaresine bakmak istiyor. Biz de Helenler olarak Batı Anadolu ve Rumeli’yi istiyoruz. Buralarda yaşadığımız için bizim hissemize de buralar düşüyor. Malum Ege’de olsun, Rumeli’de olsun Yunanlılar yaşıyor. Biz de bunun için diyoruz ki haklı olarak Yunanlılara da Ege, Rumeli ve Marmara verilsin. Doğru değil mi şu söylediklerim?
Karadeniz kıyıları da bizim. Pontus’ta meşhur ve maruf Yani Efendi ve arkadaşları bu vazifeyi
Karşılaştıkları bütün zorluklara rağmen yapmaya çalışıyor. Belki kulağınıza gelmiştir. Karadeniz’de Deli Yani diye anılır, bilinir. Bize göre onların işi daha zor. Biz burada çoğunluktayız. Aliço gibi aziz dostlar da olunca deme gitsin. Çok büyük mesafe kat ettik. Ama ne de olsa yine de çalışmak gerek.
İzmir’den başlayarak bütün Ege kıyılarının, Marmara kıyılarının keşfi yapıldı. Zaten buralarda bizim Helen halkı oturuyor. 12 Ada’nın idaresi İtalyanlara verilmiş olsa da esasında adaların tamamının idaresi bizde. Tamamı Yunanlıların elinde. Türkleri oralardan yavaş yavaş sürüp çıkartıyoruz. Hareket çoktan başladı bile. Girit’ten nasıl çıkarttık? Aynen de öyle.
Açıkçası, sizin anlayacağınız Adalar’dan tutunuz, Rize’ye kadar bütün kıyılarda teşkilatlanmış
bulunuyoruz. Duyuyorsunuzdur değil mi? Mutlaka kulağınıza gelmiştir. Osmanlı’nın bu bölgesinde bizim çocukların her gün bir Türk köyüne baskın yaptıkları dillerde dolaşıyor. O yüzden de Türkler heybesini alıp, torbasını alıp köyünü terk ediyor. Böylece o bölgede Türklerden temizlenmiş oluyor.
Yıl 1919. Mayıs’ın 19’u Kemal Paşa Samsun’da bağırıyor:
Biz Türküz!
Bir karış toprağımız geçmez düşman eline!
Yurdunu seven kardeş! Yardım et birbirine!

