Yaşam telaşı içinde unutulmaya yüz tutan sevinçlerimizi biz olma duygusu içindeki davranışlarımızla yaşarız. Merhametin, yardımseverliğin, güzel ahlakın verdiği iç huzuru bir çocuğun bayramlık sevincinde, bir büyüğün duygu dolu bakışlarında, bayram tatlılarının tadında duyarız.
Bayramlarımızda yaşanan erdemli davranışların verdiği sevgi ve heyecan duygusu, insanın iç dünyasında kalıcı bir mutluluk ve derin izler bırakır. İslam’ı yücelten Müslümanlar değil, Müslümanları yücelten İslam’dır, görüşü bu düşünceden doğmuştur.
Kutlu bayram günlerinde küçükleri sevindirirken, aile içi bayramlaşmaları yaşarken, konu komşu, eş dost ve akrabalarımızla bayramlaşırken, geçmişin derinliklerinden gülümseyen bayram günlerimizi anımsar, düşünür kalırız. Aramızdan ayrılanların aziz hatırası zihnimizde canlanınca hüzünlenir, Fatihalar gönderir, yokluklarının verdiği acıyı içimizde duyarız.
Acaba bizler, geçmişlerin bize bıraktığı dayanışma duygusunu ve kutsal bayram sevinçlerini, gelecek kuşaklara taşıyabilecek miyiz? Bugünkü modern dünyada kardeşlik duygularının verdiği coşkuyu, sorumluluğunu taşıdığımız insanlara bayram tadında yaşatabildik mi? Bayram sevinçleri bizde ve çevremizde de yaşanıyor mu? Varsıllarla yoksullar arasında bayram köprüleri kurabildik mi?
Bayramlarımız tatil günleri değil, merhamet, şefkat, Tanrı’ya şükretmek gibi İslamiyet’in öz değerlerinin yaşandığı, nesilden nesile aktarılan kutlu günlerimizdir.
Ülkemizde, bölgemizde ve dünyada barışın, paylaşmanın, Cömertliğin ve şükretmenin getirdiği sevgi dolu, mutluluk dolu, umut dolu nice nice bayramlara erişmek dileğiyle...
Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun.

