whatsapp
Av. Mustafa Bademci
Köşe Yazarı
Av. Mustafa Bademci
-
 

Yerli ve çağdaş bir eğitim yürüyüşü köy enstitüleri

Eğitim, öğretmenle öğrenci arasındaki etkileşimdir. Bireyin kişilik, karakter ve sosyal davranışlarının şekillenmesi sürecidir. Aslında öğrenim ve öğretim, eğitimin iki temel ögesidir. Bunlardan biri eksik olursa eğitim gerçekleşemez. Öğrenim eğitimin öğrenci yönünü, öğretim de öğretmen yönünü ifade eder’                       Eğitimsiz bir toplum ne bilimde, ne sanatta, ne teknikte... Hiçbir ilerleme sağlayamaz. Başka ulusların taklitçisi olur ve yok olmaktan kurtulamaz. Hiç kendimizi aldatmayalım. Yıllar, yıllar önce Büyük Atatürk bize akıl, dedi; bilim, dedi ve ekledi: ‘Bir ulusun asker ordusu ne kadar güçlü olursa olsun, kazandığı zafer ne kadar yüce olursa olsun, bir ulus ilim ordusuna sahip değilse, savaş meydanlarında kazanılmış zaferlerin sonu olacaktır.’ Bu nedenledir ki, 17 Nisan 1940 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin eğitim tarihindeki en özgün ve dönüştürücü projelerinden biri olan Köy Enstitüleri kuruldu. Enstitülerin kuruluş ve işleyişinde Ölümsüz Devrimciler Milli Eğitim Bakanı Hasn Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç’un bitmez tükenmez özverisi unutulmazdır. Ülkenin 21 yerinde eğitim içinde üretim, üretim içinde eğitim ilkesi doğrultusunda insanı iş başında yetiştirme amaçlı eğitim ve öğretim yapılıyordu.   Köy Enstitülerinde: %50 Kültür Dersleri( Türkçe, Matematik, Tarih, Coğrafya ), %25 Tarım Uygulamaları (Tarla tarımı, bahçıvanlık, hayvancılık ve arıcılık), %25 Teknik/Sanat Çalışmaları (Marangozluk, demircilik, dikiş-nakış, müzik ve halk oyunları) teori ve pratiği birleştirilerek veriliyordu. Bu kurumlarda köylü çacukları iş içinde üretim eğitim ile birlikte özgür düşünce, yönetimi denetleme alışkanlığı kazandırıldığı gibi, körpe beyinlere demokratik bilincin tohumları atılıyordu. UNESCO, özellikle 1950'li yıllarda, gelişmekte olan ülkelerde okuryazarlığı artırmak ve kırsal kalkınmayı sağlamak için çözüm arayışındayken Köy Enstitüleri modelini incelemiştir. Köy Enstitüleri, "temel eğitim" kavramının dünyadaki en başarılı uygulamalarından biri olarak gösterilmiştir. Türk dehasının eğitim alanındaki en büyük başarısı olan köy Enstitüleri ne yazık ki, 1946’dan itibaren başlayan siyasi kutuplaşmalar, toprak ağalarının rahatsızlığı ve Soğuk Savaş döneminin getirdiği "ideolojik" kaygılar sonucunda işlevsizleştirilmiş ve 1954 yılında tamamen kapatılmıştır.
Ekleme Tarihi: 17 Nisan 2026 -Cuma

Yerli ve çağdaş bir eğitim yürüyüşü köy enstitüleri

Eğitim, öğretmenle öğrenci arasındaki etkileşimdir. Bireyin kişilik, karakter ve sosyal davranışlarının şekillenmesi sürecidir. Aslında öğrenim ve öğretim, eğitimin iki temel ögesidir. Bunlardan biri eksik olursa eğitim gerçekleşemez. Öğrenim eğitimin öğrenci yönünü, öğretim de öğretmen yönünü ifade eder’                      

Eğitimsiz bir toplum ne bilimde, ne sanatta, ne teknikte... Hiçbir ilerleme sağlayamaz. Başka ulusların taklitçisi olur ve yok olmaktan kurtulamaz. Hiç kendimizi aldatmayalım. Yıllar, yıllar önce Büyük Atatürk bize akıl, dedi; bilim, dedi ve ekledi: ‘Bir ulusun asker ordusu ne kadar güçlü olursa olsun, kazandığı zafer ne kadar yüce olursa olsun, bir ulus ilim ordusuna sahip değilse, savaş meydanlarında kazanılmış zaferlerin sonu olacaktır.’

Bu nedenledir ki, 17 Nisan 1940 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin eğitim tarihindeki en özgün ve dönüştürücü projelerinden biri olan Köy Enstitüleri kuruldu. Enstitülerin kuruluş ve işleyişinde Ölümsüz Devrimciler Milli Eğitim Bakanı Hasn Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç’un bitmez tükenmez özverisi unutulmazdır. Ülkenin 21 yerinde eğitim içinde üretim, üretim içinde eğitim ilkesi doğrultusunda insanı iş başında yetiştirme amaçlı eğitim ve öğretim yapılıyordu.  

Köy Enstitülerinde: %50 Kültür Dersleri( Türkçe, Matematik, Tarih, Coğrafya ), %25 Tarım Uygulamaları (Tarla tarımı, bahçıvanlık, hayvancılık ve arıcılık), %25 Teknik/Sanat Çalışmaları (Marangozluk, demircilik, dikiş-nakış, müzik ve halk oyunları) teori ve pratiği birleştirilerek veriliyordu. Bu kurumlarda köylü çacukları iş içinde üretim eğitim ile birlikte özgür düşünce, yönetimi denetleme alışkanlığı kazandırıldığı gibi, körpe beyinlere demokratik bilincin tohumları atılıyordu.

UNESCO, özellikle 1950'li yıllarda, gelişmekte olan ülkelerde okuryazarlığı artırmak ve kırsal kalkınmayı sağlamak için çözüm arayışındayken Köy Enstitüleri modelini incelemiştir. Köy Enstitüleri, "temel eğitim" kavramının dünyadaki en başarılı uygulamalarından biri olarak gösterilmiştir.

Türk dehasının eğitim alanındaki en büyük başarısı olan köy Enstitüleri ne yazık ki, 1946’dan itibaren başlayan siyasi kutuplaşmalar, toprak ağalarının rahatsızlığı ve Soğuk Savaş döneminin getirdiği "ideolojik" kaygılar sonucunda işlevsizleştirilmiş ve 1954 yılında tamamen kapatılmıştır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirgundem.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.