Kadın hakları temel insan haklarının devredilemez, ayrılmaz bir parçasıdır. 17. Yüzyılın ortalarında temelleri atılan, 18. yüzyılda en parlak dönemini yaşayan, aklın ve bilimin rehberliğini esas alan düşünsel dönemden başlayarak günümüze değin süre gelen savaşım, kadının toplum içinde özgür bir birey olarak var olma çabasıdır. 1948 İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, 1979 Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi kadın haklarını hukuksal güvence altına almış olsa da çoğu zaman bu kazanımlar geleneksel engellemeler sonucu kağıt üzerinde kalmıştır. Kadın haklarında gerçek ilerleme ancak zihniyet değişimi ile mümkün olabilecektir.
Kadın haklarının önemli sorunlarından en başta geleni, ekonomik özgürlük sorunudur. Kadının iş gücüne katılımı yalnız hane halkının gelirini artırmakla kalmaz, çevresindeki tüm oluşumlara da özgür bir birey olarak katılımını sağlar.
Şiddet, kadın haklarına yapılan saldırının en yıkıcı, en uç, en kabul edilemezidir. Günümüzde kadınlara karşı şiddet, fiziksel şiddetten başka ekonomik ve psikolojik olarak da kadının yaşam alanını daraltmaktadır. Oysa bir toplumun ilerlemesi, o toplumdaki kadınların özgürleşme derecesiyle ölçülür.
Türkiye’de kadın hakları savaşımı Cumhuriyet’in ilanından günümüze sürekli gelişme göstermiştir. 1924 Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile cinsiyet ayrımı ortadan kaldırılmış, 1926’da Medeni Kanun’la çok eşlilik yasaklanarak, boşanma ve miras konularında kadın – erkek eşitliği sağlanmış, 2002 ve 2005 yasal düzenlemeleri ile “ailenin reisi” kavramı kaldırılarak kadına yönelik şiddet “şahsa karşı suçlar” kapsamına alınmış ve cezalar artırılmıştır.
2025 -2026 verilerine göre Türkiye’de kadınların iş gücüne katılma oranı %35.7 seviyesinde olup erkeklerde bu oran %71.6 ‘ dır. 2026 verilerine göre istihdama katılan kadın sayısı 10.4 milyonu aşmış olsa da geniş tanımlı işsizlik %37’yi geçmektedir. 2025 yılında TBMM kadın milletvekili %19.9, kadın büyükelçi oranı %28.4 seviyesindedir.
6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, kadın haklarının korunmasının en önemli dayanağıdır. Ülkemizde kadın haklarının önündeki en büyük engel, “ kâğıt üzerindeki hakların” toplumsal zihniyet değişikliğini dönüştürememiş olmasıdır.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun.

