Hedef uzakta, hayat kısa, zaman dar
Yollar çalı çırpıyla, dolu
Nasıl aşacaksın kara ormanları
Çölleşmiş hayatları
Hileyi, tuzağı, zannı, fesadı
Nasıl açacaksın gönülleri
Bin bir renge ve özgürlüğe
Nasıl koruyacaksın masumiyeti
Ağır olsa da merhametin bedeli
Aşk ile ışık olmak kolay mı?
Bir deve ile çıktın yola
İçinde bir yangın, bir kasırga
Yol uzun, dağlar sisli
Gönlün mahzun ve kederli
Bin bir acıyla korudun emaneti
Bir çocuk gibi deve ile söyleştin
Henüz bir çöl aslanı değildin
Hep haykırmak istedin
Hakikatin kudretini
Bir yolcusun, hayalden gerçeğe
Mağaradan ışığa
İhtimal geri döneceksin
İçindeki çocuğa
Çakalı, sırtlanı, yılanı geçip
Güreşeceksin aslanla
Hayat, dostluğu da ihaneti de tartacak
Günü gelecek, gözün kararacak
Duymaz olacaksın
Bütün güzellikleriyle dünyaya
Ne verip ne veremediysen gönlünden
Onun ödülünü ve bedelini kavrayacaksın
Deve, toplumsal kalıplaşmış töreleri, tutucu gelenekleri ve bağımlılık yaratan alışkanlıkları temsil eder.
Arslan, tüm otoriter baskı ve gelenekleri aşıp yıkma ve yerine özgür irade ve vicdani özgürlük gibi temel hak ve sorumlulukları inşa etme gücünü temsil eder.
İnsan gönlü; bir çocuğun saflığına, inançlı sadakatine ve sorgulayan merakına açık olabildiği müddetçe, hayat boyu masumiyeti ve merhameti koruyabilir.

