Bir aydının kamuya mal olabilmesi için ne yapması gerekir?
Kamusal aydın, devrimci aydındır ve kendisini çağın sorunlarına karşı yaratıcı çözümler üretmekle sorumlu görür; kendi vicdanını özgürleştirme iradesinden yola çıkarak, toplumsal vicdani bir duruş geliştirir. Kamusal ortak iyiliğin gelişmesini ve toplumsal sorumlulukların eşitlenmesini sağlar.
Küresel kapitalist barbarlığın siyasal çıkışında, kamusal aydınlara karşı acımasız bir savaş vardır. Bu korkunç barbarlık; toplumun vicdanını diri tutan ve bilinci hurafelerden, dogmalardan ve önyargılardan arındırıp keskinleştirerek, gerçeğin idrak edilmesini sağlayan kamusal aydınları çökertme savaşında hiç bir sınır tanımaz Fark yaratarak zihinlere ışık saçan aydınları yok edebildiği oranda, varlığını koruyabileceğinin bilincindedir.
Her insan, kendi beyin kapasitesini sosyal bağlantılarını, deneyimlerini ve bilgilerini geliştirerek, tüm bu verileri zihinsel bir sıçramayla düşünceye dönüştürebilmeye açıktır.
Her insan, genel anlamda asgari zekâya sahip olma arzusu ve gayreti içindedir.
Marx, zihinsel emeğin üretim sürecinde, zekânın rolüne değinir. Toplumdaki genel zekâ gelişimi; düşünce üretiminin farklı yollarını açarak, özgürce fark yaratabilme arayışıdır.
Kamusal aydın, toplumun genel zekâsının düzeyini yükseltmekten, toplumdaki zihinsel ağın yaratıcı farklarla yaygınlaşmasını sağlamaktan ve düşünce alış verişinin özgürce geliştirilmesinden sorumludur.
Buna karşın anti rizom ağ oluşturan karşı devrim, zihin emeğinin üretim sürecine katılmasını, iktidarın denetimi ve kontrolüne alarak, hiyerarşik tahakkümünü sağlamlaştırmak ister.
Aydınlar ile hiyerarşik despotların savaşı ezelden beri sürmektedir. Kapitalist sistem içinde özümsenen ve zihinlerini sisteme adayan sözde aydınlar, barbar sistemi rafine ederler ve sistemden kamusal aydın çıkışını engellerler. Barbarlar, tekellerine aldıkları kültür endüstrisiyle kamusal aydınların bütün gelir kanallarını kapatırlar ve özgür aydınlar olarak geçinebilmelerini olanaksız kılarlar.
Hem sisteme meydan okuyup hem de sistemden geçinmek artık mümkün değildir. Akademik emek, sisteme tam bağımlı emek haline gelmiştir. Kamusal aydın ise güvencesiz ve geleceksiz bir boşluğa mahkûm edilmiştir. (Devam edecek)

