Kurusun zulmün kökü kaynağı
Aldık elimize mavzeri
Dediler vatan dardadır, kimse durmasın geri
Hızır İlyas’la bir olduk yetiştik
Bilirdik haramı helali ayırmasını
Bilirdik, mazlumun hakkını korumayı
Biz ki açgözlü domuzların eli kurusun
Daha da çoğalmasın deyi
İndirdik yedi başlı ejderhanın kellesini
Kendimize yeter bir sofrada
Kardeşçe ve hakça bölüşelim dedik nimetleri
Bastık kurşunu gâvura, canımızı hiç eyledik
Gâvur içimizdeymiş bilemedik
Daha alın terimiz kurumadan
Bir avuç sefil kurnaz mülk ağası
Dikti gözlerini yetimlerin hakkına
Anladık ki dinmeyecek acımız
bu zulmün kökü kazınmadıkça
Yine ateşler saçıyor yedi başlı ejderha
Kurulmuş kurtlar sofrası
Habire ekmek çalıyor soframızdan
İnliyor Fatma Ana kuzuları
Satılmadık ne orman, ne liman, ne maden kaldı
Hakikat ki kor bir ateştir, yakar bağrımızı
Lakin keramet gönlümüzde
engin merhametimizde
Bir tutmaya görsün mazlumun ahı
Er geç inletir yeri göğü, arş-ı alayı
Yine dalgalansın kurtuluş bayrağı
Saf saf dizilsin yiğitler, mertler
Kurusun zulmün kökü kaynağı
Bu dağlar Mehmet ile Seyyid yatağı
Özgürlüğe kavuşsun ülkem baştan aşağı

