whatsapp
Aydın Mutlu Dinçoğul
Köşe Yazarı
Aydın Mutlu Dinçoğul
-
 

Bir kölenin hayale düşkünlüğü

Açılır iki yana, eşsiz ve sonsuz hayaller Ve kapanır gerçekliğin perdesi Aklı kaplar sis ile duman Göz açıp kapanasıya uçup gider zaman Girdapların boşluğunda hayretler içinde susar insan Yüreği paramparça, yüreği cehennem fırtınası Yanar, kıvranır hakikatin pençesinde İçindeki karanlık boşluğun merakı, kargaşası Sadece gözlerine düşer hayatın saf anlamı Bu bakışın acısını ve sırrını bir tek irfan ehli anladı Ayarı bozulmaya görsün Serveti ağır, irfanı hafif tartar vicdan terazisi İndikçe gözüne perde ve mühürlendikçe kalbi Azgınlaşır kör cesareti ve aştıkça aşar haddini Bilmekten, öğrenmekten kaçar insan Hayata özgürce bir anlam vermekten kaçar Ve bastırır aklında çınlayan gerçeğin sesini Koştukça onulmaz hayallerin peşinde Bir o yana, bir bu yana, yanılgıdan yanılgıya savrulup gider insan Bilmez, boşluk mu onun içinde Yoksa o mu boşluğun pençesinde Günahları tek tek yazılsa da deftere Umursamaz, ahdi vefayı, koşar zevk ü sefa peşinde İnsan, umut yumağı da olabilir Umutsuzluk ve yanılgının dipsiz boşluğu da Gerçeğin yükü ağır, ağırdır yükü özgürlüğün Düşünmenin ve arayışın yükü ağırdır Ancak bilinirse kıymeti Ne kutlu bir hazinedir akıl dediğin Parça parça, kısım kısım olsa da Birbirine kenetlenmiş koca kâinat Döne döne, yana yana ışık hızıyla çarpışır hayat Arifler bilir Kaosun içinden çıkar gelir hakikat Sapkın sanır ki her şey rastlantıdan ibaret Sanır ki her şey serap, her şey hülya Kıvranır cehalet, şer ile hayr arasında İnleye inleye, ehlileşe ehlileşe Kahır eken iktidarların pençesinde İnsan devrederken bütün doğal haklarını Köleliğin ve düşkünlüğün “meşru ve hukuki” adı “Onurla” yazılır esaretin ve çaresizliğin yasal hanesine
Ekleme Tarihi: 03 Mayıs 2026 -Pazar

Bir kölenin hayale düşkünlüğü

Açılır iki yana, eşsiz ve sonsuz hayaller

Ve kapanır gerçekliğin perdesi

Aklı kaplar sis ile duman

Göz açıp kapanasıya uçup gider zaman

Girdapların boşluğunda

hayretler içinde susar insan

Yüreği paramparça, yüreği cehennem fırtınası

Yanar, kıvranır hakikatin pençesinde

İçindeki karanlık boşluğun

merakı, kargaşası

Sadece gözlerine düşer

hayatın saf anlamı

Bu bakışın acısını ve sırrını

bir tek irfan ehli anladı

Ayarı bozulmaya görsün

Serveti ağır, irfanı hafif tartar vicdan terazisi

İndikçe gözüne perde ve mühürlendikçe kalbi

Azgınlaşır kör cesareti

ve aştıkça aşar haddini

Bilmekten, öğrenmekten kaçar insan

Hayata özgürce bir anlam vermekten kaçar

Ve bastırır aklında çınlayan gerçeğin sesini

Koştukça onulmaz hayallerin peşinde

Bir o yana, bir bu yana, yanılgıdan yanılgıya

savrulup gider insan

Bilmez, boşluk mu onun içinde

Yoksa o mu boşluğun pençesinde

Günahları tek tek yazılsa da deftere

Umursamaz, ahdi vefayı,

koşar zevk ü sefa peşinde

İnsan, umut yumağı da olabilir

Umutsuzluk ve yanılgının dipsiz boşluğu da

Gerçeğin yükü ağır, ağırdır yükü özgürlüğün

Düşünmenin ve arayışın yükü ağırdır

Ancak bilinirse kıymeti

Ne kutlu bir hazinedir akıl dediğin

Parça parça, kısım kısım olsa da

Birbirine kenetlenmiş koca kâinat

Döne döne, yana yana

ışık hızıyla çarpışır hayat

Arifler bilir

Kaosun içinden çıkar gelir hakikat

Sapkın sanır ki her şey rastlantıdan ibaret

Sanır ki her şey serap, her şey hülya

Kıvranır cehalet, şer ile hayr arasında

İnleye inleye, ehlileşe ehlileşe

Kahır eken iktidarların pençesinde

İnsan devrederken bütün doğal haklarını

Köleliğin ve düşkünlüğün

“meşru ve hukuki” adı

“Onurla” yazılır esaretin ve çaresizliğin

yasal hanesine

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirgundem.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.