Bilinmez diyarlara göçen
bir boşluk var içimde
Ben mi boşluğun içinde
yoksa boşluk mu benim içimde?
Dönüp duruyor resimler biteviye
Ömür dediğin bir resime
gerçek dediğin bir nefese sığar mı?
Kim doldurur kim boşaltır hayatı?
Aşk umudu hangi devr-i daimde?
Ömürden ömüre nasıl kavuşur zaman?
Güneşin her doğuşunda
Hayatın yeni bir hakikate gebe
Eşsiz bir tablo gibi çizilmiş
kusursuz bir hayat arama, bulamazsın
Her resimde farklı bir bakışla
kişiliğine bir çentik atarsın
Hayatın romanını, gözyaşlarınla kendin yazacaksın
Ne kâinatta, ne de hayatta
Tek başına hiç bir şey mükemmel değil
Her şey bir arada olmazsa
sen de var olamazsın
Hep bir boşluk
hep bir eksiklik kalır resminde
Gün gelir gönül susar
ilhamlar ardı ardına patlar
Dünya pervane gibi boşlukta döner
Yine de gerçeğin tümünü
hayat kâsene dolduramazsın
Mutlak olan çözülür, yeni çelişkiler eskileri dağıtır
Koşsan da ruhunu eksiksiz yakalayamazsın
Hep bir boşluk kalır içinde, kendini kandıramazsın
İhanet mi sadakat mi?
Özgürlük mü kölelik mi?
Geçtikçe bin bir kavşağı
Her kavşakta keskinleşip
sen de bileneceksin
Rızasız, gönülsüz işleri reddettikçe
Umudun gülünü gönlünde yeşerteceksin
Omuzlarında bir devrimi taşıyabildikçe
İhtimal sen de aslını bulup
zulmü direncinle eriteceksin

