Kim inkâr edebilir doğuştan bir güzelliği?
Yalın ve sade bir yüreğin titreyişini
Acıyı damıtan bir bilgenin içten haykırışını
Bir çocuğun dileklerindeki saf sevinci
Kimdir çıkar deryasında boğuşanlar?
Doğruluğu, adalet yolundan saptıranlar
Ne büyük zulümdür güzelliği kıskanmak
Ve insanlığın vicdanına tuzak kurmak
Ey zalim, hile ve zor ile
Sahip olmak istersin her güzelliğe
Ulaşamadığını yer ile yeksan edersin
Budur senin varlık sebebin
Gözlerinde yalanı saklayanlar
Nasıl kandırırlar geleceğin umutlarını?
Hâlbuki ne çok seviyoruz
El ele tutuşup kırlarda dolaşmayı
Akan hayatı sevgiyle buluşturmayı
Aşk iksirini yudum yudum sunmayı
Gönlümüzden geçeni yüz akı kılmayı
Ve canı cananla, derdi dostla
Bir yürekte kaynaştırmayı
Kim kandırabilir âşıkları?
Yaşananlar bir serapmışcasına
Belki aşk bir seraptır
Belki her gün yaşadıklarımız
Bizi kendimizden alan, ruhumuzu çalan
Engin bir hayali seyretmektir
Ne çıkar, nihayetinde mutluluk bizim içimizdedir
Ve bizim için hayat, boydan boya aşktan ibarettir
Yüreğimizde taşıdığımız sesler ve kokular
İyiliğin saf dokunuşu, biriken mutlu anlar
Nasıl yalan olabilir?
Yalan yılanları, sinsi kurnazlığını
Hakikatin koynunda nasıl saklayabilir?
Kim kandırabilir âşıkları?
Aşk bir yalansa, hayat da bir yalan mıdır?
Aşkı koruyan âşıklar
Hayatın güzelliğini ve adaletini nasıl incitir?
Aşk dediğimiz
Hakikatin yüreklerde saflaşması değil midir?

