Hiç konuşmadan,
Sular gibi akıp giden zamanın koynunda
Doğanın tanıklığında
Göz göze bakıştığımız
Ve aşka teslim olduğumuz o günleri
Unutmak ne mümkün
Sanki dünya durmuş, hayat akmıyor
Açılmış bereketli gönül sofrası
Hissiyatımız susmuyor
Durmuşuz sessizce, sadece sen ve ben
Biz hayatı değil de
Sanki hayat bizi seyretmekte
Sözün göze, gözün söze ant verdiği
Koca çınar ağacının gölgesi
Ve turna çığlıklarının şahitliğinde
Söylenir yine aşk nağmeleri
Dünyayı, sevgilinin gözüyle gördüğün o anlarda
İç sızıları merhametle sarılır yavaşça
Hayatın cıvıltıları ve çocukların saflığı
Şefkatli dokunuşlar hissedilir
Sevdayı bitimsiz kılan, biriken o anılardır
Ve bir nefeste kucaklanan, o sıcacık bakışlardır
Gün gelir gönül gözün kapanırsa
Sevgilinin gözünde
Bir daha öyle derin ve içten
Bakamazsan yeryüzüne
Bilemezsin
Ne derin bir yara açılır ruhunda
Yaşama anlam veren her ne varsa
Küllenir yüreğinin kuytusunda
Kanar yaraların bağrında
Bir daha aynı güzellikle
Sevemezsin kimseleri,
Asla toz konduramazsın sevdiğine
Sanki herkes bir yabancı
Birden başlar, her şeyi unutmanın
Ve hatırlamaktan korkmanın ıstırabı
Sevmekten nasıl korkulur
Nasıl unutulur dünyanın güzelliği
Her gün, o biriken eski hatıralarla
Sevişmek değil
Yenilenmek, fark edilmek
Ve önemsenmek doğaldır
Hatırlamaktan korkmadan yaşamak
Gönlünde yanıp tutuşan tek dilek
Yine unutmak istediklerimizi çoğaltan
Asırların içinde eritilen kederlerle
Sarhoş olduk
Bir parça suçluyuz hepimiz
Ve yine aşkın muhabbet divanında
Mühebbeten sürgüne mahkûm olduk
Hâlbuki karmaşık sorular
Ve amansız tuzaklarla dolu hayatlarımız
Benzeşmeyen yönleri ve istisnalarıyla
Ne kadar da hoş bir döngü içinde
Sarmalanır yüreklerimizde
Bir damlasına paha biçilmeyen aşk iksiri
Kıymet ve hikmetini bilene
Sunar her gün ayrı bir mucize
Yaşam gücü verir, en aciz olana bile
Hiçbir aşk benzemez bir diğerine
Ve asla yoktur aynısıyla tekrarı
Merhamet ve tahammülle dolanır
Aşk dağları
Aşk dağları, sanki bir cennet diyarı
İnsanlığın sinesinde saklanır
Sevda ile yükselir o umudun bayrağı
Ama kim olduğumuzu
Nereden gelip, nereye gittiğimizi
Hala başkaları söylüyorsa bize
Yani ayna, hep birilerinin elindeyse
En baştan kesilmiştir sevdanın yolu
Hâlbuki biz tutmalıyız aynayı kendimize
Kendimize ve sevdiğimize
"Herkes gibi biri değilsin, hiç kimse
Ya da herhangi biri değilsin" demeliyiz
Herkesten bir parça olsa da içimizde
Ayrıdır her yaşanan, her benlikte
Evrendeki tek mutluluk kaynağı
Farklılıkların, aşkla kaynaşmasıdır
Sevdiğini kendine benzetmek
Zamana, boşu boşuna acı sunmaktır
İstenilen çok basittir aslında
Sorumluluğu eşitleyen bilinçle
Bir şeylere benzetilmeden, özgürce
Sadece kendisi olmayı istemek
Ve gaddarlığın benzeştirme zulmüne
Asla boyun eğmemek
Bütün varlığınla direnip
Güzelliğe güzellik kattıkça
Gönüllerde cennet kurmak
Korkulacak kadar zor olmaz bence

