Humeyni rejimi, ittifak yaptığı komünist TUDEH Partisi’ni kapatması, komünistleri asması, kadınları toplumsal hayatın dışına atması o yıllarda bütün dünyanın tepkisini çekmişti.
Bugün ise ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasına karşın birçok ülkedeki demokratların, sosyalistlerin bir kesimi savaşın bir tarafı olmak zorundaymış gibi bir tutum sergiliyorlar.
Savaş ortamına baktığımız zaman anti-emperyalist duygular ile İran tarafında yer almaya çalışıyorlar.
Ne çabuk unuttunuz Humeyni rejimini; İran molla devrim muhafızları rejimi nasıl bir şey?
İran Molla rejiminde her türlü görüş yasak. Bırakın komünist parti kurmak, sosyal demokrat parti dahi yasak. Kadının adı yok. Ahlak polisleri 24 saat sokaklarda, caddelerde kadınların giyimine müdahale ediyor. Rejimi eleştirenler, günlük rutin gibi vinçlerle meydanlarda idam ediliyor. Kürt, Kürdistan demek yasak değil ama Kürtçe eğitim yasak. Kürtlerin örgütlenmesi yasak. Kısacası rejimin dışındaki her şey yasak. İran bölgesel çapta emperyalist bir ülkedir. Molla rejimi ile birlikte, bölge ülkeleri Irak, Suriye, Lübnan, Bahreyn, Yemen gibi ülkeler üzerinden Ortadoğu’yu dizayn etmeye çalıştı. Vekil güçler (silahlı birlikler)oluşturdu. Müslüman dünyasının desteğini almak için İsrail’e saldıran güçlere yardım etti.
Yani bu savaşın adı dünya ölçekli bir emperyalist ittifak ile bölgesel bir emperyalist ülke arasındaki savaştır.
ABD, Ortadoğuda İran’ı kontrol edip, Çin’in yakıt tedarikini sınırlamaya çalışıyor. Bunun ilk ayağı Venezuela’ydı. Çin’in en büyük iki petrol tedarikçisi iki ülkenin İran ve Venezuela’nın egemenliğine son vermeyi planlamıştı. Savaş ABD ve İsrail’in istediği gibi biterse, hem İran içe dönük başka bir ülkeye dönüşecek, İsrail güvenlik anlamında istediğini elde ederken, ABD ise Çin ile gelecekte gireceği ekonomik ve belki de sıcak savaşa avantajlı başlayacaktı. İran’ın direnmesi hesapları yanılttı. Bu savaşın insanlık değerleri yoktur. ABD bu savaşı kazanırsa dünya daha demokratik, İran bu savaşı kazanırsa da Ortadoğu daha yaşanılır bir yer olmayacak. Bu yüzden ne emperyalist ABD ne de teokratik İran. İlkesel olarak savaşın kendisine karşıyız. Atatürk’ün söylediği gibi ‘’Yurtta sulh, Dünyada sulh’’

