Kuraklığın artık yalnızca bilim insanlarının raporlarında yer alan bir uyarı olmaktan çıktığı günümüzde, su meselesi şehirlerin ve ülkelerin en önemli gündemlerinden biri haline gelmiştir. Özellikle tarımın yoğun olarak yapıldığı bölgelerde, su kaynaklarının korunması ve yeni kaynakların ortaya çıkarılması, geleceğin teminatı anlamına gelmektedir.
Seydişehir’de Devlet Su İşleri (DSİ) ile belediyenin iş birliğinde yürütülen yeraltı su kaynaklarını tespit çalışmaları da bu açıdan son derece önemli bir adımdır. Dört farklı noktada sürdürülen sondaj çalışmaları, yalnızca bugünün değil, yarının ihtiyaçlarını da düşünerek yapılan stratejik yatırımlardır.
İklim değişikliğinin etkilerini her geçen yıl daha fazla hissediyoruz. Yağış rejimlerindeki değişiklikler, kuruyan göletler ve azalan yerüstü su kaynakları, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından yeni çözümleri zorunlu kılıyor. İşte tam da bu noktada, yeraltı su kaynaklarının bilimsel yöntemlerle araştırılması büyük önem taşıyor.
Seydişehir’in ekonomisinde tarım ve hayvancılık önemli bir yere sahiptir. Üreticinin toprağını ekip biçebilmesi, ürününü yetiştirebilmesi ve kırsalda yaşamın devam edebilmesi için suya ihtiyaç vardır. Su varsa üretim vardır; üretim varsa ekonomik canlılık, istihdam ve refah vardır.
Elbette yeraltı sularının bilinçli kullanılması da en az yeni kaynakların bulunması kadar önemlidir. Su, sınırsız bir kaynak değildir. Bu nedenle modern sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması, tasarruf bilincinin artırılması ve mevcut kaynakların korunması ortak sorumluluğumuzdur.
Bugün açılan her sondaj kuyusu, yapılan her araştırma ve hayata geçirilen her proje, aslında geleceğe bırakılan önemli bir mirastır. Çünkü suya yapılan yatırım, sadece toprağa değil; çocuklarımızın yarınlarına, üretime ve ülkemizin geleceğine yapılan yatırımdır.
Bu konun haberini okumak için linki tıkla:

