Bugün 30 Ağustos! Türk milletinin bağımsızlık destanının zirveye ulaştığı, hürriyet tutkusunun zaferle taçlandığı bağımsızlık meşalesinin yakıldığı gündür.
İsmet İnönü, Büyük Taarruz için “Bu bir sanat eseridir” dediğinde, yalnızca bir savaşı anlatmıyordu. O söz, milletimizin yeniden doğuşunu, Atatürk’ün askeri dehasını ve bağımsızlığa adanmış iradesini ifade ediyordu. Çünkü 30 Ağustos, bir planın değil, bir milletin şaheseridir.
Mustafa Kemal Atatürk, Sakarya’da düşmanı durdurmuş, ardından Büyük Taarruz’da onu tarihten silmiştir. Afyon ovasında başlattığı hamle, İzmir’e kadar uzanan bir özgürlük yürüyüşüne dönüşmüştür. Düşmanı şaşkına çeviren o plan, bir kumandanın değil, bir dehanın eseriydi. İşte İnönü, bu kusursuzluğu gördüğü için onu bir sanat eserine benzetti.
Ama unutmayalım: Bu eser yalnızca bir dehanın değil, bütün bir milletin ortak mücadelesinin destanıdır. Cepheye mermi taşıyan analar, kağnısına koşulan nineler, yokluk içinde direnen Anadolu evlatları. Onların fedakârlıkları bu eserin en canlı kanıtıdır.
Bugün 30 Ağustos’u kutlarken, sadece bir zaferi anmıyoruz. Biz, bağımsızlığın bedelini çok ağır ödemiş bir milletin evlatları olarak, bu topraklarda özgür yaşamanın gururunu haykırıyoruz ve sonsuza kadar da devam edecek.