Caracas’ta duyulan patlamalar yalnızca bir şehri değil, dünyanın güvenlik algısını da sarstı. Güney Amerika’da bir başkentte yaşanan savaş görüntüleri, “dünya normale döndü” inancının bir yanılsama olduğunu gösterdi. Dünya normale dönmüyor; sadece sahne değiştiriyor.
Bugün yaşananlar klasik bir iktidar mücadelesinden çok daha fazlası. Liderler devrilmiyor, aşağılanıyor; ülkeler yalnız bırakılmıyor, ibret olsun diye cezalandırılıyor. Silahlar konuştuğunda hukuk susuyor, egemenlik kırılganlaşıyor. Hukukun geri çekildiği yerde vicdan değil, güç hüküm sürüyor.
Kurallar zayıfladığında dünya bir ormana dönüşüyor. Güçlü olan alıyor, zayıf olan neyle karşılaşacağını bilmiyor. Bağımsızlık artık yalnızca anayasal bir kavram değil; fiili bir güç meselesi. Uluslararası hukuk kâğıt üzerinde güçlü, gerçek hayatta ise ancak güçlülerin izin verdiği kadar var.
İşgalin adı “operasyon”, şiddetin adı “güvenlik”, hukuksuzluğun adı “zorunluluk” oldu. Soru açık ve ürkütücü: Kuralların çözüldüğü bu dünyada sıradaki ülke kim?

