whatsapp
Enver Haykır
Köşe Yazarı
Enver Haykır
 

Kervan yolunda bilinmeyen bir destanın öykü!

Obluk belinde unutulmuş bir kahramanlık: 100 yıllık şehit jandarma destanı Seydişehir ile Süleymaniye arasında uzanan eski kervan yolları, yalnızca ticaretin değil; cesaretin, fedakârlığın ve unutulmuş kahramanlıkların da izlerini taşıyor. Bu izlerden biri ise yaklaşık bir asırdır dilden dile aktarılan, ancak çok az kişinin bildiği hüzünlü bir destan… Yıl 1921… Akseki’den Seydişehir’e doğru yola çıkan bir kervan, Süleymaniye köyünde verdikleri molanın ardından sabahın ilk ışıklarıyla yeniden hareket eder. Kervana, devlet postasını da korumakla görevli jandarma eri Mustafa rehberlik etmektedir. Zorlu dağ yollarını aşarak Değirmenlik yaylası yakınlarındaki “Bulamaç Kazanı” mevkiine ulaştıklarında, karşılarına çıkan eşkıyalar kervanın yolunu keser. Kervanı korumak için tereddüt etmeden mevziye giren Mustafa, çıkan çatışmada vurularak şehit düşer. Onun direnişi karşısında paniğe kapılan eşkıyalar ise kaçarak izlerini kaybettirir. Ancak geride, bir kahramanın sessiz fedakârlığı kalır… Şehit jandarma eri, Değirmenlik köyü yaylası yakınlarındaki Küçük Yellice mevkiinde, yöre halkı tarafından iki gün sonra toprağa verilir. Yıllar geçse de bu olay, bölge insanının hafızasında derin bir iz bırakır. Değirmenlik köyünden merhum 95 yaşındaki Ali Sümbül’ün anlattıkları ise bu destanı daha da anlamlı kılar. O günleri çocuk yaşta hatırlayan Sümbül, kervanı korurken şehit düşen askerin hikâyesini yıllar sonra da yaşatmaya devam eder. Hatta bir düğün alayında, Kisecik köyünden gelen gelinin şehit mezarı başında yaktığı ağıt, bu acının ne denli derin hissedildiğinin en güçlü göstergesi olur. Şehit askerin kimliği de zamanla netleşir: Kırıkkale’nin Keskin ilçesi doğumlu jandarma eri Mustafa… Ancak hangi köyden olduğu hâlâ bilinmemektedir. Bu anlamlı hatırayı yaşatmak isteyen Değirmenlik köyü sakinleri, 2009 yılında şehidin düştüğü yere bir anıt yaptırarak, unutulmaya yüz tutmuş bu kahramanlık öyküsünü yeniden gün yüzüne çıkarır. Obluk Beli’nde yankılanan bu sessiz destan, bir askerin görev uğruna verdiği canın ve Anadolu insanının vefasının en çarpıcı örneklerinden biri olarak yaşamaya devam ediyor.
Ekleme Tarihi: 29 Mart 2026 -Pazar

Kervan yolunda bilinmeyen bir destanın öykü!

Obluk belinde unutulmuş bir kahramanlık: 100 yıllık şehit jandarma destanı

Seydişehir ile Süleymaniye arasında uzanan eski kervan yolları, yalnızca ticaretin değil; cesaretin, fedakârlığın ve unutulmuş kahramanlıkların da izlerini taşıyor. Bu izlerden biri ise yaklaşık bir asırdır dilden dile aktarılan, ancak çok az kişinin bildiği hüzünlü bir destan…

Yıl 1921… Akseki’den Seydişehir’e doğru yola çıkan bir kervan, Süleymaniye köyünde verdikleri molanın ardından sabahın ilk ışıklarıyla yeniden hareket eder. Kervana, devlet postasını da korumakla görevli jandarma eri Mustafa rehberlik etmektedir. Zorlu dağ yollarını aşarak Değirmenlik yaylası yakınlarındaki “Bulamaç Kazanı” mevkiine ulaştıklarında, karşılarına çıkan eşkıyalar kervanın yolunu keser.

Kervanı korumak için tereddüt etmeden mevziye giren Mustafa, çıkan çatışmada vurularak şehit düşer. Onun direnişi karşısında paniğe kapılan eşkıyalar ise kaçarak izlerini kaybettirir. Ancak geride, bir kahramanın sessiz fedakârlığı kalır…

Şehit jandarma eri, Değirmenlik köyü yaylası yakınlarındaki Küçük Yellice mevkiinde, yöre halkı tarafından iki gün sonra toprağa verilir. Yıllar geçse de bu olay, bölge insanının hafızasında derin bir iz bırakır.

Değirmenlik köyünden merhum 95 yaşındaki Ali Sümbül’ün anlattıkları ise bu destanı daha da anlamlı kılar. O günleri çocuk yaşta hatırlayan Sümbül, kervanı korurken şehit düşen askerin hikâyesini yıllar sonra da yaşatmaya devam eder. Hatta bir düğün alayında, Kisecik köyünden gelen gelinin şehit mezarı başında yaktığı ağıt, bu acının ne denli derin hissedildiğinin en güçlü göstergesi olur.

Şehit askerin kimliği de zamanla netleşir: Kırıkkale’nin Keskin ilçesi doğumlu jandarma eri Mustafa… Ancak hangi köyden olduğu hâlâ bilinmemektedir.

Bu anlamlı hatırayı yaşatmak isteyen Değirmenlik köyü sakinleri, 2009 yılında şehidin düştüğü yere bir anıt yaptırarak, unutulmaya yüz tutmuş bu kahramanlık öyküsünü yeniden gün yüzüne çıkarır.

Obluk Beli’nde yankılanan bu sessiz destan, bir askerin görev uğruna verdiği canın ve Anadolu insanının vefasının en çarpıcı örneklerinden biri olarak yaşamaya devam ediyor.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirgundem.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.