1994 yılında Birleşmiş Milletler tarafından alınan bir karar doğrultusunda, 3 Mayıs tarihi tüm çağdaş ülkelerde olduğu gibi, ülkemizde de “Dünya Basın Özgürlüğü Günü” olarak kutlanmaktadır. Ayrıca Avrupa insan hakları sözleşmesi ve ülkemiz genelinde Anayasamız ile basın özgürlüğü güvence altına alınmıştır.
Basının demokratik toplum düzenindeki vazgeçilmez rolünü hatırlatmak, ifade özgürlüğünün önemine dikkat çekmek ve kamuoyunun doğru, tarafsız ve güvenilir bilgiye erişim hakkını vurgulamak amacıyla anılmaktadır.
Basın özgürlüğü; şeffaf, hesap verebilir ve katılımcı bir toplum yapısının temel unsurlarından biridir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi, ancak özgür ve bağımsız bir basın aracılığıyla mümkün olmaktadır. Bu bağlamda, basın mensuplarının görevlerini herhangi bir baskı ve engelle karşılaşmadan yerine getirebilmesi büyük önem taşımaktadır.
Basın özgürlüğünün korunması ve güçlendirilmesi, Gazetecilerin mesleki faaliyetlerini güvenli ve bağımsız şekilde sürdürebilmeleri, Doğru ve güvenilir bilginin kamuoyuna ulaştırılmasının desteklenmesi gerekliliğini bir kez daha vurguluyoruz.
Basın özgürlüğünün güvence altına alındığı bir toplum, aynı zamanda sağlıklı ve bilinçli bir toplumdur.
Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 159 uncu sırada olması düşündürücüdür. Biz, gerçeğin sansürlenmediği, gazetecilerin hapse atılmadığı bir Türkiye istiyoruz.
Özgür basın, halkın haber alma hakkının teminatı, demokratik toplum düzeninin vazgeçilmez unsurudur.
Gazetecilerin mesleki faaliyetlerinin suç sayılmadığı, mesleklerini özgürce icra edebildikleri, sansürsüz bir gelecek dileğiyle görevini yaparken hayatını kaybeden tüm gazetecileri Rahmet ve minnetle anıyorum.
Gerçek gazetecilerin 3 Mayıs dünya basın özgürlüğü günü’nü kutluyorum.

