1935 Genel Seçimleri’nin tarihimizde çok önemli bir yeri vardır. Türkiye o dönemde Fransa, İtalya, Yunanistan, İsviçre gibi çok sayıda Avrupa ülkesinden önce kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyarak (1934) siyasi temsil yolunda önemli bir adım atmıştır. 1935 Genel Seçimlerinde 17 kadın milletvekili TBMM’ne girerek adını siyasi tarihimize altın harflerle yazdırmıştır.
8 Şubat 1935 seçimleri ile Meclis’e giren o öncü kadınlar sadece birer siyasetçi değil, aynı zamanda cehaletle savaşın sembolü, köylü nüfusun meclisteki sesi, kültürel devrimin, siyasi estetiğin ve siyasi olgunluğun temsilcisi, Genç Cumhuriyet’in yeni çehresi oldular. Cumhuriyet'in ilk kadın milletvekilleri, sadece yasama faaliyeti yapmadılar; aynı zamanda Anadolu’yu karış karış gezerek kız çocuklarının okula gitmesi, çocuk ölümlerinin azaltılması gibi hayati konularda halkı bilinçlendirdiler; “lider kadın” örneğini oluşturdular. İşte isimleri:
Mebrure Gönenç (Afyonkarahisar), Sabiha Gökçül Erbay (Samsun), Şekibe İnsel (Bursa), Huriye Baha Öniz(Diyarbakır), Fatma Memik(Edirne), Nakiye Elgün (Bursa), Fakihe Öymen (Ankara), Hattı Çırpan ‘Satı Kadın’ (Ankara), Ferruh Güpgüp (Kayseri), Bahire Bediş Borova (Konya), Türkan Örs Baştuğ (Antalya), Sabiha Görkey (Tokat), Senihe Hızal (Trabzon), Benal Arıman (İzmir), Esma Nayman (Seyhan/Adana), Sabiha Uzunören (İstanbul), Melike Baykal (İstanbul). Çankırı ara seçimleri ile Hatice Özgener’in de katılımıyla bu sayı 18’e yükselmiştir.
Nüfusun yarısını oluşturan kadınların dışlandığı bir sistemde milli iradeden tam anlamıyla bahsetmek zordu. 1935 seçimleriyle birlikte: Seçmen kitlesi iki katına çıkmış, toplumun her kesiminin talepleri Meclis’e yansıma şansı bulmuştur. 1935 yılında Meclis’e giren kadınlar arasında öğretmenler, çiftçiler ve belediye meclis üyeleri gibi toplumun farklı katmanlarından gelen isimler vardı. Bu da kadın haklarının sadece elit bir kesim için değil, tüm Türk kadınları için hedeflendiğini gösterir. 1935 seçimleri, sadece sandık başına gitme eylemi değil, toplumsal yapının kökten değişiminin ve "tam vatandaşlık" ülküsüne ulaşma isteminin ispatıdır. 1924 Anayasası'nda seçme ve seçilme hakkı sadece erkeklere tanınmıştı. 5 Aralık 1934'te yapılan anayasa değişikliğiyle kadınlara bu hakkın verilmesi, "egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesindeki "millet" tanımının cinsiyet ayrımı gözetmeksizin Tamamlanmasını sağladı. 8 Şubat 1935 seçimleri ile bu yasal kazanım fiilen hayata geçmiştir..
1977 Genel Seçimleri’nde CHP’ den Sofhane Mahallesi Muhtar Adayı olarak Sayın Canan Kırmızılaroğlu’nu göstermiştik. Büyük bir oy farkıyla seçimi kazandı. Yalnız Seydişehir’in değil Konya’nın ilk kadın muhtarı oldu. O tarihte yayımlamış olduğumuz Seydişehir’in Sesi Gazetesi’nde ve Konya gazetelerinde bu konuda çıkan yazılar halen güncelliğini korumaktadır.
Sinesinde ailesinin şefkatini, omuzlarında vatanın yükünü, içtenlik ve incelikle taşıyan özverili Türk kadınlarına saygı ile.

