whatsapp
Enver Haykır
Köşe Yazarı
Enver Haykır
 

Yalansın be dünya!

Bir sabah daha doğuyor. Güneş aynı yerden yükseliyor, kuşlar aynı telaşla kanat çırpıyor, insanlar yine aynı koşturmanın içinde kayboluyor. Ama bir şey eksik… Belki de en çok unuttuğumuz şey: Gerçeklik. Dünya dediğimiz bu sahne, çoğu zaman bize sunduğu görüntüden ibaret değil. Gördüklerimiz, duyduklarımız, hatta inandıklarımız bile çoğu zaman birer yanılsama. İnsan, en çok da kendi kurduğu dünyanın içinde kayboluyor. Sahip olduklarımızla övünürken, kaybettiklerimizi görmezden geliyoruz. Kalabalıkların ortasında yalnız, gülüşlerin ardında yorgun, başarıların içinde eksik kalıyoruz. “Yalansın be dünya” demek, aslında bir isyan değil; bir fark ediştir. Çünkü insan bir noktada anlıyor: Ne makam kalıcı, ne servet ebedi, ne de alkışlar sonsuz. Dün el üstünde tutulanlar bugün unutuluyor, bugün vazgeçilmez sanılanlar yarın sıradanlaşıyor. Oysa gerçek dediğimiz şey çok daha sade. Bir annenin duasında, bir dostun samimiyetinde, bir çocuğun gülüşünde saklı. Ama biz çoğu zaman gözümüzü büyüklere dikip, küçücük ama gerçek olanı kaçırıyoruz. Dünya hızla dönüyor. Biz de onunla birlikte savruluyoruz. Kimi zaman hırslarımızın peşinde, kimi zaman korkularımızın gölgesinde… Ama neyin peşinde koşarsak koşalım, yolun sonunda elimizde kalan sadece yaşadıklarımız ve hissettiklerimiz oluyor. Belki de mesele dünyayı suçlamak değil; ona yüklediğimiz anlamı sorgulamak. Çünkü dünya ne yalan, ne de gerçek… Onu nasıl gördüğümüz, nasıl yaşadığımızla anlam kazanıyor. Ah be dünya, Kimine ağırsın, kimine kahır. Kimine zulümsün, kimine sabır. Ama en kötüsü de yalansın be dünya. Belki de en büyük yalan, seni bu kadar ciddiye almamızdı.
Ekleme Tarihi: 05 Nisan 2026 -Pazar

Yalansın be dünya!

Bir sabah daha doğuyor. Güneş aynı yerden yükseliyor, kuşlar aynı telaşla kanat çırpıyor, insanlar yine aynı koşturmanın içinde kayboluyor. Ama bir şey eksik… Belki de en çok unuttuğumuz şey: Gerçeklik.

Dünya dediğimiz bu sahne, çoğu zaman bize sunduğu görüntüden ibaret değil. Gördüklerimiz, duyduklarımız, hatta inandıklarımız bile çoğu zaman birer yanılsama. İnsan, en çok da kendi kurduğu dünyanın içinde kayboluyor. Sahip olduklarımızla övünürken, kaybettiklerimizi görmezden geliyoruz. Kalabalıkların ortasında yalnız, gülüşlerin ardında yorgun, başarıların içinde eksik kalıyoruz.

“Yalansın be dünya” demek, aslında bir isyan değil; bir fark ediştir. Çünkü insan bir noktada anlıyor: Ne makam kalıcı, ne servet ebedi, ne de alkışlar sonsuz. Dün el üstünde tutulanlar bugün unutuluyor, bugün vazgeçilmez sanılanlar yarın sıradanlaşıyor.

Oysa gerçek dediğimiz şey çok daha sade. Bir annenin duasında, bir dostun samimiyetinde, bir çocuğun gülüşünde saklı. Ama biz çoğu zaman gözümüzü büyüklere dikip, küçücük ama gerçek olanı kaçırıyoruz.

Dünya hızla dönüyor. Biz de onunla birlikte savruluyoruz. Kimi zaman hırslarımızın peşinde, kimi zaman korkularımızın gölgesinde… Ama neyin peşinde koşarsak koşalım, yolun sonunda elimizde kalan sadece yaşadıklarımız ve hissettiklerimiz oluyor.

Belki de mesele dünyayı suçlamak değil; ona yüklediğimiz anlamı sorgulamak. Çünkü dünya ne yalan, ne de gerçek… Onu nasıl gördüğümüz, nasıl yaşadığımızla anlam kazanıyor.

Ah be dünya, Kimine ağırsın, kimine kahır. Kimine zulümsün, kimine sabır. Ama en kötüsü de yalansın be dünya. Belki de en büyük yalan, seni bu kadar ciddiye almamızdı.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirgundem.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.