Hayatın en çok tekrarlanan cümlelerinden biridir:
“Bir şeyi bir kere yapan, yine yapar. Bir şeyi başkasına yapan, sana da yapar.”
Kimileri bunu acımasız bir genelleme olarak görür. Kimileri ise hayatın en pahalı derslerinden biri…
Peki, gerçekten öyle mi?
İnsan davranışları tesadüflerden çok alışkanlıkların eseridir. Karakter, çoğu zaman tek bir büyük olayda değil, küçük seçimlerin tekrarında kendini gösterir. Bir insan yalan söylemeyi çözüm olarak görüyorsa, şartlar değiştiğinde yeniden yalana başvurması şaşırtıcı değildir. Sadakati çıkarına göre tanımlıyorsa, gün gelir aynı terazide sizi de tartar.
Çünkü mesele kişi değil, ilkedir.
İnsanlar çoğu zaman “Bana yapmaz.” diyerek kendilerini istisna sanırlar. Oysa herkes, bir başkasına yapılan haksızlığın yalnızca seyircisi olduğunu düşünür. Ta ki sahne değişene kadar…
Bir başkasını kolayca aldatan biri, sizi aldatmayacağına dair hangi garantiyi verebilir? Bugün dostunu yarı yolda bırakan biri, yarın sizi farklı bir sonla mı ödüllendirecek? Cevap çoğu zaman duymak istediğimiz kadar romantik değildir.
Elbette insanlar değişebilir.
Ama değişim, zamanın kendiliğinden yaptığı bir makyaj değildir. Pişmanlık, yüzleşme, sorumluluk alma ve davranışı kalıcı olarak değiştirme cesareti ister. “Artık öyle biri değilim.” demek kolaydır; bunu yıllarca gösterebilmek ise zordur.
Asıl tehlike, geçmişi değil, geçmişi görmezden gelmektir.
Çünkü insanlar çoğu zaman karşısındakini değil, şartları hesaplar. Güç dengesi değiştiğinde, fırsat doğduğunda veya bedel ödenmeyecek gibi göründüğünde gerçek karakter yeniden ortaya çıkar. Uygun zaman ve uygun koşul, maskelerin en büyük sınavıdır.
Bu yüzden ilişkilerde sadece sözlere değil, geçmişe de bakmak gerekir. Çünkü geçmiş, geleceğin kesin habercisi değildir; ama en güçlü ipuçlarından biridir.
Belki de hayatın en değerli cümlesi şudur:
Karakter, kimsenin izlemediği anda verilen karardır.
Bir insanın başkalarına nasıl davrandığı, bir gün size nasıl davranabileceğinin sessiz provasını yapar. Bunu fark edenler, insanları yargılamak için değil; kendilerini korumak için hafızalarını kullanırlar.
Unutmayın…
İhanet, yalan ya da vefasızlık çoğu zaman bir anlık hata değildir. Bunlar, uygun zamanını bekleyen tercihlerin sonucudur.
Ve karakter…
Eninde sonunda kendini tekrar eder.

