whatsapp
Hakan Dalar
Köşe Yazarı
Hakan Dalar
h
 

18 Mart’ın sessiz çığlığı

Tarih bazen tek bir günün etrafında şekillenir. 18 Mart 1915 de işte böyle bir gündür. O gün yalnızca toplar konuşmadı; bir milletin sabrı, zekâsı ve kaderi de konuştu. 19. yüzyılın sonlarına gelindiğinde Osmanlı İmparatorluğu artık eski gücünde değildi. Avrupa devletleri “hasta adam” diye nitelendirdikleri bu devleti paylaşmanın planlarını yapıyordu. Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde ise Boğazlar, dünya siyasetinin en kritik kapılarından biri hâline geldi. Amaç açıktı: İstanbul’u ele geçirmek, Osmanlı’yı savaş dışı bırakmak ve Rusya’ya güvenli bir ikmal yolu açmak. 1915 yılının başlarında İngiltere ve Fransa donanmaları dünyanın en güçlü savaş gemileriyle Çanakkale Boğazı’na dayandı. Plan basitti: Donanma boğazı geçecek, İstanbul’a ulaşacak ve savaş kısa sürede sona erecekti. Fakat hesaplanmayan bir şey vardı: Türk savunmasının direnci ve zekâsı. Boğazın suları sadece top ateşiyle değil, mayınlarla da korunuyordu. Özellikle 8 Mart gecesi gizlice dökülen 26 mayın savaşın kaderini değiştirecekti. Bu mayınları döşeyen küçük bir gemi vardı: Nusret Mayın Gemisi. 18 Mart 1915 sabahı dev zırhlılar boğaza girdi. Donanmanın gururu sayılan HMS Queen Elizabeth, HMS Irresistible, HMS Ocean ve Fransız zırhlısı Bouvet gibi gemiler ağır bombardımana başladı. Ancak birkaç saat içinde dengeler altüst oldu. Fransız zırhlısı Bouvet bir mayına çarptı ve sadece birkaç dakika içinde battı. Ardından İngiliz gemileri Irresistible ve Ocean da mayınlara yakalandı. Günün sonunda İtilaf donanması geri çekilmek zorunda kaldı. Çanakkale geçilememişti. Bu zaferin bedeli ise ağırdı. Çanakkale Deniz Savaşları ve ardından gelen kara muharebelerinde Osmanlı ordusunun toplam kaybı yaklaşık 250 bin civarındaydı. Bu sayı şehit, yaralı, kayıp ve hastalanan askerleri kapsıyordu. İtilaf Devletleri’nin toplam kaybı ise yaklaşık 300 bine yaklaştı. Savaşın belki de en çarpıcı yönlerinden biri, cephedeki insan hikâyeleriydi. Yaralı düşman askerlerine su veren Mehmetçik, siperler arasında atılan sigara paketleri, hatta bazı bölgelerde karşılıklı konuşmalar… Çanakkale sadece bir savaş değil, aynı zamanda insanlığın tuhaf ve hüzünlü bir aynasıydı. Bir başka önemli sonuç da genç bir komutanın yıldızının parlamasıydı. Mustafa Kemal Atatürk, özellikle kara savaşlarında gösterdiği liderlikle dikkat çekti ve ileride bir ulusun kaderini değiştirecek yolun kapısını araladı. 18 Mart zaferi yalnızca bir donanmanın geri çekilmesi değildi. O gün, “Çanakkale geçilmez” sözü tarihe kazındı. Dünyanın en güçlü donanmalarından biri geri dönmek zorunda kalmıştı. Aradan 111 yıl geçti. Boğazın suları bugün sakin akıyor. Fakat o suların altında hâlâ bir tarihin yankısı var. Ve belki de Çanakkale’nin en büyük dersi şu: Bazen bir milletin kaderi dev ordularla değil, küçük bir mayın gemisinin sessiz gece yolculuğuyla değişir.
Ekleme Tarihi: 18 Mart 2026 -Çarşamba

18 Mart’ın sessiz çığlığı

Tarih bazen tek bir günün etrafında şekillenir. 18 Mart 1915 de işte böyle bir gündür. O gün yalnızca toplar konuşmadı; bir milletin sabrı, zekâsı ve kaderi de konuştu.

19. yüzyılın sonlarına gelindiğinde Osmanlı İmparatorluğu artık eski gücünde değildi. Avrupa devletleri “hasta adam” diye nitelendirdikleri bu devleti paylaşmanın planlarını yapıyordu. Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde ise Boğazlar, dünya siyasetinin en kritik kapılarından biri hâline geldi. Amaç açıktı: İstanbul’u ele geçirmek, Osmanlı’yı savaş dışı bırakmak ve Rusya’ya güvenli bir ikmal yolu açmak.

1915 yılının başlarında İngiltere ve Fransa donanmaları dünyanın en güçlü savaş gemileriyle Çanakkale Boğazı’na dayandı. Plan basitti: Donanma boğazı geçecek, İstanbul’a ulaşacak ve savaş kısa sürede sona erecekti.

Fakat hesaplanmayan bir şey vardı: Türk savunmasının direnci ve zekâsı.

Boğazın suları sadece top ateşiyle değil, mayınlarla da korunuyordu. Özellikle 8 Mart gecesi gizlice dökülen 26 mayın savaşın kaderini değiştirecekti. Bu mayınları döşeyen küçük bir gemi vardı: Nusret Mayın Gemisi.

18 Mart 1915 sabahı dev zırhlılar boğaza girdi. Donanmanın gururu sayılan HMS Queen Elizabeth, HMS Irresistible, HMS Ocean ve Fransız zırhlısı Bouvet gibi gemiler ağır bombardımana başladı.

Ancak birkaç saat içinde dengeler altüst oldu.

Fransız zırhlısı Bouvet bir mayına çarptı ve sadece birkaç dakika içinde battı. Ardından İngiliz gemileri Irresistible ve Ocean da mayınlara yakalandı. Günün sonunda İtilaf donanması geri çekilmek zorunda kaldı. Çanakkale geçilememişti.

Bu zaferin bedeli ise ağırdı.

Çanakkale Deniz Savaşları ve ardından gelen kara muharebelerinde Osmanlı ordusunun toplam kaybı yaklaşık 250 bin civarındaydı. Bu sayı şehit, yaralı, kayıp ve hastalanan askerleri kapsıyordu. İtilaf Devletleri’nin toplam kaybı ise yaklaşık 300 bine yaklaştı.

Savaşın belki de en çarpıcı yönlerinden biri, cephedeki insan hikâyeleriydi. Yaralı düşman askerlerine su veren Mehmetçik, siperler arasında atılan sigara paketleri, hatta bazı bölgelerde karşılıklı konuşmalar… Çanakkale sadece bir savaş değil, aynı zamanda insanlığın tuhaf ve hüzünlü bir aynasıydı.

Bir başka önemli sonuç da genç bir komutanın yıldızının parlamasıydı. Mustafa Kemal Atatürk, özellikle kara savaşlarında gösterdiği liderlikle dikkat çekti ve ileride bir ulusun kaderini değiştirecek yolun kapısını araladı.

18 Mart zaferi yalnızca bir donanmanın geri çekilmesi değildi. O gün, “Çanakkale geçilmez” sözü tarihe kazındı. Dünyanın en güçlü donanmalarından biri geri dönmek zorunda kalmıştı.

Aradan 111 yıl geçti. Boğazın suları bugün sakin akıyor. Fakat o suların altında hâlâ bir tarihin yankısı var.

Ve belki de Çanakkale’nin en büyük dersi şu:

Bazen bir milletin kaderi dev ordularla değil, küçük bir mayın gemisinin sessiz gece yolculuğuyla değişir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirgundem.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.