Hayat bir yolculuktur. Kimi zaman uzun, kimi zaman yorucu, kimi zaman da plansız.
Ama yolun uzunluğu değil asıl mesele; kiminle yürüdüğün.
Aynı manzaraya tek başına bakmakla, bir dostla bakmak arasında dağlar kadar fark var. Birlikte susabilmek, birlikte gülmek, aynı yorgunluğu paylaşmak… İşte hayat tam da bu anlarda anlam kazanıyor. Çünkü bazı yollar yalnız yürünmüyor.
Arkadaş dediğin, sadece iyi gün fotoğraflarında yan yana durduğun kişi değildir. Zor zamanlarda “buradayım” diyebilendir. Ne söylediğinden çok, orada oluşuyla güç verendir. Bazen bir kahve, bazen bir yolculuk, bazen de sadece omzuna bırakılan sessiz bir yük olur.
Gittiğin şehir değişir, manzara değişir, hatta hayaller bile değişir. Ama yol arkadaşın iyiyse, her yer tanıdık gelir. Bir banka oturup saatlerce konuşmak da keyiftir, uzun bir yolculukta susarak ilerlemek de. Çünkü paylaşılan her an, mesafeyi kısaltır.
Hayat bize çok şey öğretir ama en kıymetli derslerden biri şudur:
Yol, tek başına aşılacak bir yer değil. Sevinç paylaştıkça çoğalır, yük paylaştıkça hafifler. Ve insan, en çok anı biriktirdiği kişilerle zenginleşir.
O yüzden nereye gidersen git…
Yanında gülebileceğin, düşene el uzatacak, yorulduğunda “biraz duralım” diyecek dostların varsa, hayat güzeldir. Gerisi detaydır.

