whatsapp
Enver Haykır
Köşe Yazarı
Enver Haykır
 

Çoktandır dünyada barış güvercinleri uçmuyor!

Bir zamanlar çocuklar resim defterlerine mavi gökyüzü çizer, ortasına da beyaz bir güvercin kondururdu. O güvercin, barışın simgesiydi. Umudun, kardeşliğin ve insan kalabilmenin sembolüydü. Bugün dönüp gökyüzüne baktığımızda ise o güvercinleri görmekte zorlanıyoruz. Çünkü dünyanın dört bir yanında silah sesleri, çığlıkları bastırıyor. Gazze’de yıkılan evler, Ukrayna’da harabeye dönen şehirler, Afrika’nın unutulmuş coğrafyalarında açlıkla birleşen çatışmalar… İnsanlık, kendi elleriyle kendi yarasını büyütüyor. Savaşın kazananı yoktur. Bunu tarih defalarca yazdı. II. Dünya Savaşı milyonlarca insanı toprağa gömdü. Bosna Savaşı komşuyu komşuya düşman etti. Vietnam Savaşı yıllarca süren bir acıyı nesillerin hafızasına kazıdı. Peki sonuç ne oldu? Bir avuç siyasi hesap, milyonlarca insanın hayatından daha mı kıymetliydi? Savaşın Bedeli Savaş sadece cephede yaşanmaz. Savaş; bir annenin gözyaşında, bir çocuğun yarım kalan oyuncağında, bir babanın boş sandalyesinde yaşanır. Mermi yalnızca bedenleri değil, umutları da deler. Bombalar yalnızca binaları değil, geleceği de yıkar. Ve en acısı; savaş insanı insandan uzaklaştırır. Bugün dünyada milyarlarca dolar silaha harcanırken, aynı dünyada milyonlarca insan açlık sınırında yaşıyor. Barışa ayrılmayan bütçeler, savaşın kasasına akıyor. Barış Bir Hayal Değil, Tercihtir Barış, zayıflık değildir. Barış cesarettir. Barış; kin yerine anlayışı, öfke yerine diyaloğu seçmektir. Barış; “ben” yerine “biz” diyebilmektir. Belki bizler dünyayı yöneten masalarda oturmuyoruz. Ama bizler kalem tutabiliyoruz. Sözü savunabiliyoruz. Vicdanımızı diri tutabiliyoruz. Bir çocuğa barışı öğretebiliriz. Bir gence öfke yerine merhameti anlatabiliriz. Bir dost meclisinde savaş naraları yerine kardeşliği konuşabiliriz. Unutmayalım; savaşlar büyük salonlarda başlar ama barış küçük kalplerde filizlenir. Haykıralım! Geliniz, artık gökyüzünü barış güvercinlerine teslim edelim. Silahların sustuğu, çocukların güldüğü, annelerin dua ederken korkmadığı bir dünya için ses verelim. Savaşlara hayır! Kana hayır! İnsanın insana düşman edilmesine hayır! Biz barışı haykırmazsak, sessizlik savaşın tarafı olur. Ve bilin ki; Bir gün mutlaka güvercinler yeniden uçacak. Ama o günü hızlandırmak bizim elimizde. Çünkü barış beklenmez… Barış savunulur. İran’dan sonra şimdi sıra hangi ülkede?
Ekleme Tarihi: 01 Mart 2026 -Pazar

Çoktandır dünyada barış güvercinleri uçmuyor!

Bir zamanlar çocuklar resim defterlerine mavi gökyüzü çizer, ortasına da beyaz bir güvercin kondururdu. O güvercin, barışın simgesiydi. Umudun, kardeşliğin ve insan kalabilmenin sembolüydü.

Bugün dönüp gökyüzüne baktığımızda ise o güvercinleri görmekte zorlanıyoruz. Çünkü dünyanın dört bir yanında silah sesleri, çığlıkları bastırıyor.

Gazze’de yıkılan evler, Ukrayna’da harabeye dönen şehirler, Afrika’nın unutulmuş coğrafyalarında açlıkla birleşen çatışmalar… İnsanlık, kendi elleriyle kendi yarasını büyütüyor.

Savaşın kazananı yoktur.
Bunu tarih defalarca yazdı.

II. Dünya Savaşı milyonlarca insanı toprağa gömdü.
Bosna Savaşı komşuyu komşuya düşman etti.
Vietnam Savaşı yıllarca süren bir acıyı nesillerin hafızasına kazıdı.

Peki sonuç ne oldu?
Bir avuç siyasi hesap, milyonlarca insanın hayatından daha mı kıymetliydi?

Savaşın Bedeli

Savaş sadece cephede yaşanmaz.
Savaş; bir annenin gözyaşında, bir çocuğun yarım kalan oyuncağında, bir babanın boş sandalyesinde yaşanır.

Mermi yalnızca bedenleri değil, umutları da deler.
Bombalar yalnızca binaları değil, geleceği de yıkar.

Ve en acısı; savaş insanı insandan uzaklaştırır.

Bugün dünyada milyarlarca dolar silaha harcanırken, aynı dünyada milyonlarca insan açlık sınırında yaşıyor.
Barışa ayrılmayan bütçeler, savaşın kasasına akıyor.

Barış Bir Hayal Değil, Tercihtir

Barış, zayıflık değildir.
Barış cesarettir.

Barış; kin yerine anlayışı, öfke yerine diyaloğu seçmektir.
Barış; “ben” yerine “biz” diyebilmektir.

Belki bizler dünyayı yöneten masalarda oturmuyoruz. Ama bizler kalem tutabiliyoruz. Sözü savunabiliyoruz. Vicdanımızı diri tutabiliyoruz.

Bir çocuğa barışı öğretebiliriz.
Bir gence öfke yerine merhameti anlatabiliriz.
Bir dost meclisinde savaş naraları yerine kardeşliği konuşabiliriz.

Unutmayalım; savaşlar büyük salonlarda başlar ama barış küçük kalplerde filizlenir.

Haykıralım!

Geliniz, artık gökyüzünü barış güvercinlerine teslim edelim.
Silahların sustuğu, çocukların güldüğü, annelerin dua ederken korkmadığı bir dünya için ses verelim.

Savaşlara hayır!
Kana hayır!
İnsanın insana düşman edilmesine hayır!

Biz barışı haykırmazsak, sessizlik savaşın tarafı olur.

Ve bilin ki;
Bir gün mutlaka güvercinler yeniden uçacak.
Ama o günü hızlandırmak bizim elimizde.

Çünkü barış beklenmez…
Barış savunulur.

İran’dan sonra şimdi sıra hangi ülkede?

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirgundem.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.