Cumhuriyet, halk iradesine dayanan, egemenliğin kayıtsız şartsız halka ait olduğu devlet şekli demektir. Cumhuriyet devletinde halk, egemenliğini belirli süreler ile sınırlı olarak seçtiği temsilciler eliyle kullanır. Serbest seçimlerde halk, egemenlik hakkını hiçbir baskı, korku, tehdit veya yönlendirme olmadan, tamamen kendi hür iradesiyle sandığa yansıtır. Seçimlerde sadece tek bir parti, tek bir lider yarışmaz; farklı politikalara, farklı görüşlere sahip birden fazla siyasi parti ve siyasi lider, baskı sansür ve siyasi engelle karşılaşmadan seçimlere katılır. Ayrıca seçimin gizli oy, açık tasnif usulüyle yapılması zorunludur. Nitekim 1950 14 Mayısı’nda Türkiye Demokrasiye geçerken yapılan serbest seçimler, hâkim gözetiminde yapılmış olup günümüze dek devam etmiştir. Türkiye’de uygulanan demokratik seçim sistemi dünyaya örnek olmuştur. Bu Yıl Cunhuriyet’imizin 103. Yılını kutluyoruz. Cumhuriyet Rejiminde seçilenler, millet iradesini mecliste temsil etmekle görevli vekillerdir. Hiçbir kişiye veya sınıfa kanunların üstünde bir yetki verilemez. Kanun önünde herkes eşittir. Bireyler, hak ve ödevleri olan özgür yurttaşlardır. Düşünce, inanç, ifade, basın ve teşebbüs özgürlüğü ( Temel Hak Ve Özgürlükler ) cumhuriyetin güvencesi altındadır. Yasama, yürütme ve yargı erkleri birbirlerinden bağımsızdır. Cumhuriyet sadece bir devlet yönetim biçimi değil, köklü bir zihniyet devrimi ve toplumsal dönüşüm hamlesidir. Vatandaş, devletin sahibi ve denetleyicisidir. Cumhuriyet, herkesin kabiliyeti, eğitimi ve emeği ölçüsünde yükselebildiği, liyakati, laikliği ve hukuk temelli bir devlet yönetimini esas alır. Cumhuriyeti korumak, yaşatmak ve demokratik değerlerle derinleştirmek, insan onuruna yaraşır bir geleceği güvence altına almak demektir.
Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun

