whatsapp
Havva Dilek
Köşe Yazarı
Havva Dilek
 

O hal de. şimdi susabilirsiniz!

ve her savaş; evsizler... vatansızlar... açlık hastalık istismar ve ölüm demekse savaşı kim ister ? ve her savaş; daha ucuz iş gücü daha çok dikilecek bina satılacak daha çok silah demekse barışı kim ister ? Yaşadığımız coğrafyanın  caddeleri, sokakları, meydanları kan gölüne döndü. Neydeyse bile diyemiyorum. İnsanlar ölüyor… Öldürülüyor … Bir nesil yok ediliyor gözlerimizin önünde. İnsanlar  evsiz , yurtsuz , vatansız kalıyorlar. Korku korkusuz ! Elini kolunu sallayarak naralar atıyor bir külhanbeyi edasıyla. Gülümseyen çocuk yüzlerini unutmayı öğreniyoruz gün be gün . Halimiz hal mi şimdi  ? Mevsimler yabancılaşıyor tenlerimize. Acılar ötekileştikçe birbirimize de yabancılaşıyoruz bu kahredici iklimlerde. Aşklar  buruk nar çiçeği, kalbimizden  geçip gidiyor  balçıktan  iğneleriyle. Tarihin acımasızlığı falan  demeyeceğim.Bilerek , isteyerek yapılan  şeylerde acımasızlık diye bir şey yoktur. Ki  bu savaş yoksulların savaşı değil. Çocukların savaşı hiç değil. Geçtiğimiz yıl 10 Ekim’de , barış için Ankara’ya ülkenin dört bir yanından gelenlerin  gözleri kalbimizi  deşiyor  olsa da. Gerçekten bu savaşın durması , durdurulması için güçlü bir duruş gösteremedik ne yazık ki hiçbirimiz. “Eğer barış istiyorsan savaşa hazırlıklı olmasın !” tarihi Romalılara kadar uzanan  bir slogan bu gün halen iktidarsa. 1.Dünya savaşının temel sloganı “her erkek asker doğar !” pervasızca atılmaya devam ediyorsa.  Çocuklar savaştırılıyorsa bedenlerinden büyük silahlarla. Söyleyin barış kimin umurun da ? Seyircisi kaldığın her şeyde suça ortak olursun ve bizler de bu suça ortağız öyle yada böyle. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasını çoktan geçmişlerin  demindeyiz. Bu gün Suriye’den doğru Ortadoğu’da ortak mülkiyetin bireysel kullanımına karşı zor yoluyla yürütülen bu savaşın çoktan bir parçasıyız artık. Patlatılan bombalarla parçalanarak hem de. Yanan  “arka bahçe” değil, evimizin ta  kendisi. Her tarafı yakarak yanıyor  gözlerimizin önünde. Şimdi  her yer  kurşun,  gökler  uçan ateş..! O hal de. Şimdi susabilirsiniz…
Ekleme Tarihi: 09 Ekim 2016 - Pazar

O hal de. şimdi susabilirsiniz!

ve her savaş;

evsizler...

vatansızlar...

açlık

hastalık

istismar

ve ölüm demekse

savaşı kim ister ?

ve her savaş;

daha ucuz iş gücü

daha çok dikilecek bina

satılacak daha çok silah demekse

barışı kim ister ?

Yaşadığımız coğrafyanın  caddeleri, sokakları, meydanları kan gölüne döndü. Neydeyse bile diyemiyorum.

İnsanlar ölüyor…

Öldürülüyor …

Bir nesil yok ediliyor gözlerimizin önünde.

İnsanlar  evsiz , yurtsuz , vatansız kalıyorlar.

Korku korkusuz !

Elini kolunu sallayarak naralar atıyor bir külhanbeyi edasıyla.

Gülümseyen çocuk yüzlerini unutmayı öğreniyoruz gün be gün .

Halimiz hal mi şimdi  ?

Mevsimler yabancılaşıyor tenlerimize.

Acılar ötekileştikçe birbirimize de yabancılaşıyoruz bu kahredici iklimlerde.

Aşklar  buruk nar çiçeği, kalbimizden  geçip gidiyor  balçıktan  iğneleriyle.

Tarihin acımasızlığı falan  demeyeceğim.Bilerek , isteyerek yapılan  şeylerde acımasızlık diye bir şey yoktur.

Ki  bu savaş yoksulların savaşı değil.

Çocukların savaşı hiç değil.

Geçtiğimiz yıl 10 Ekim’de , barış için Ankara’ya ülkenin dört bir yanından gelenlerin  gözleri kalbimizi  deşiyor  olsa da.

Gerçekten bu savaşın durması , durdurulması için güçlü bir duruş gösteremedik ne yazık ki hiçbirimiz.

“Eğer barış istiyorsan savaşa hazırlıklı olmasın !” tarihi Romalılara kadar uzanan  bir slogan bu gün halen iktidarsa.

1.Dünya savaşının temel sloganı “her erkek asker doğar !” pervasızca atılmaya devam ediyorsa. 

Çocuklar savaştırılıyorsa bedenlerinden büyük silahlarla.

Söyleyin barış kimin umurun da ?

Seyircisi kaldığın her şeyde suça ortak olursun ve bizler de bu suça ortağız öyle yada böyle.

“Bana dokunmayan yılan bin yaşasını çoktan geçmişlerin  demindeyiz.

Bu gün Suriye’den doğru Ortadoğu’da ortak mülkiyetin bireysel kullanımına karşı zor yoluyla yürütülen bu savaşın çoktan bir parçasıyız artık.

Patlatılan bombalarla parçalanarak hem de.

Yanan  “arka bahçe” değil, evimizin ta  kendisi.

Her tarafı yakarak yanıyor  gözlerimizin önünde.

Şimdi  her yer  kurşun,  gökler  uçan ateş..!

O hal de.

Şimdi susabilirsiniz…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirgundem.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.