whatsapp
Havva Dilek
Köşe Yazarı
Havva Dilek
 

Dünya Diyabet Günü ve Sensörler

Dr Frederick Banting ve arkadaşlarının çalışmaları sonucunda, 1921 yılında  insülinin buluşu ile tip 1 diyabetli çocuklara hayatlarını armağan etmiş oldular. Teşekkürler... Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ile Dünya Diyabet Federasyonu’nun (IDF) tarafından, 1921 yılında insülini bularak diabetli milyonlarca insanın tedavisini mümkün kılan Fredrick Bantig‘in doğum yıl dönümü anısına 14 Kasım tarihini Dünya Diyabet Günü olarak kutlanmasına karar verilmiştir. Ülkemizde yaklaşık 25 bin civarında Tip 1 diyabetli çocuk bulunuyor. 25 bin Tip 1 diyabetli çocuk gece-gündüz günde 8-15 kez düzenli olarak kan şekeri ölçümü yapmaya ve insülin hormonunu dışardan iğne ile almaya mecburlar. Büyük kısmı okul çağındaki bu tip 1 diyabetli çocuklar, gün içerisinde sürekli parmaklarını delmek, kan şekerlerini ölçerek, uygun dozda insülin iğne tedavisi yapmak zorundalar. Okul önlerinde çocuklarının kan şekerlerini ölçmek ve insülin yapmak için saatlerce bekleyen velilerin yanı sıra, tip 1 diyabetli çocukların da her gün onlarca kere parmaklarını delmek zorunda kalmaları yaşamlarını olumsuz etkiliyor. Oysaki çocukların ve ailelerin yaşamını büyük ölçüde rahatlatacak bir yöntem; cilt altına yerleştirilen sensörler var. Ancak tüm çağrılara rağmen henüz SGK kapsamına alınmış değil. Tip 1 diyabetli çocuklarımızın diyabetlerinin daha iyi yönetilerek organ kayıplarının önüne geçilmesi, çocuklarımızın sağlık açısından daha konforlu bir şekilde hayatlarını idame ettirebilmeleri zorunluluğu var. Tip 1 diyabet tedavisinde insülin hormonunun yerine konmasının hayati öneme sahip, tip 1 diyabetli çocuklarımızın her yemek öncesi 3 kez ve gece yatmadan önce 1 kez olmak üzere günde en az 4 kez verilecek insülin dozlarına karar vermek için glikoz düzeyini bilmek gerekir. Tip 1 diyabetli bu çocuklar diyabetlerinin düzenli kontrolü için hem yemek öncesi hem de yemekten sonra bazen günde 8-15 kez parmaklarını delerek kan şekerlerini ölçerler. Ayrıca tip 1 diyabetlilerde glikoz bazen beklenmedik şekilde düşer ve bilinç kaybına yol açan şiddetli düşüklükler de olabilir. Bu durumu önceden bilmek, hemen glikoz düzeyini ölçüp gereğini yapmak çok acil ve hayati önemdedir. Son 10 yıldır sensör adı verilen, doku sıvısından, her beş dakikada bir, günde 288 kez, sürekli glikoz ölçen sistemler kullanılmaya başlandı. Sensörler sayesinde tip 1 diyabetli çocukların ve ailelerinin psikolojilerinin düzeldiği, normalleşebildikleri, gece alarmlar sayesinde korkusuzca uyuyabildikleri, çocuklarını güvenle okula gönderebildikleri, glikoz düşüklüğü ve buna bağlı bayılma korkusundan kurtulduklarını biliyoruz. Sensör teknolojisiyle parmaklar delinmeden, cilt altından günde 288 kez şeker düzeyi ölçülebiliyorlar. Fakat glikoz ölçüm sensörlerin maliyeti oldukça yüksek. 14 gün kullanılan bir adet sensör şu an 1480 TL civarında ve ayda iki adet kullanması gerekiyor, bu da ayda 2960-3000 TL gibi bir maliyet ediyor. Bu miktarı bu günkü ekonomik şartlarda ailelerin karşılaması neredeyse imkânsız. Dünya'da diyabetli çocukların sağlığı ile uğraşan birçok uzman, diyabetli çocukların uzun dönemli kan şekeri dengeleri ve komplikasyonların önlenmesi bakımından tanıdan sonraki ilk altı ayın önemli olduğunu ve mümkünse bütün çocuklarda tanıdan hemen sonraki günlerde sensör takılmasını öneriyorlar. Giyilebilir diabet teknolojilerinin her bireyin erişebiliyor olması bir insan hakkıdır. Sensörlere eşit ve ücretsiz erişim bütün çocukların yaşamsal hakkı iken hâlâ ülkemizde bu konuda ciddi ve yeterli adımın atılmaması tip 1 diyabetli çocukları ve erişkinleri üzmektedir Bu sensörler sayesinde çocuklarımız diabetlerini daha kolay takip edecekler, diğer arkadaşları ile aralarında ki hastalık farkını ortadan kaldırarak daha başarılı olacaklardır. Özetle sensörlerin ve giyilebilir diabet teknolojilerinin bir an evvel SGK ödeme kapsamına alınması bir yaşam hakkı zorunluluğudur.
Ekleme Tarihi: 13 Kasım 2023 - Pazartesi

Dünya Diyabet Günü ve Sensörler

Dr Frederick Banting ve arkadaşlarının çalışmaları sonucunda, 1921 yılında  insülinin buluşu ile tip 1 diyabetli çocuklara hayatlarını armağan etmiş oldular.

Teşekkürler...

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ile Dünya Diyabet Federasyonu’nun (IDF) tarafından, 1921 yılında insülini bularak diabetli milyonlarca insanın tedavisini mümkün kılan Fredrick Bantig‘in doğum yıl dönümü anısına 14 Kasım tarihini Dünya Diyabet Günü olarak kutlanmasına karar verilmiştir.

Ülkemizde yaklaşık 25 bin civarında Tip 1 diyabetli çocuk bulunuyor.

25 bin Tip 1 diyabetli çocuk gece-gündüz günde 8-15 kez düzenli olarak kan şekeri ölçümü yapmaya ve insülin hormonunu dışardan iğne ile almaya mecburlar.

Büyük kısmı okul çağındaki bu tip 1 diyabetli çocuklar, gün içerisinde sürekli parmaklarını delmek, kan şekerlerini ölçerek, uygun dozda insülin iğne tedavisi yapmak zorundalar. Okul önlerinde çocuklarının kan şekerlerini ölçmek ve insülin yapmak için saatlerce bekleyen velilerin yanı sıra, tip 1 diyabetli çocukların da her gün onlarca kere parmaklarını delmek zorunda kalmaları yaşamlarını olumsuz etkiliyor.

Oysaki çocukların ve ailelerin yaşamını büyük ölçüde rahatlatacak bir yöntem; cilt altına yerleştirilen sensörler var.

Ancak tüm çağrılara rağmen henüz SGK kapsamına alınmış değil.

Tip 1 diyabetli çocuklarımızın diyabetlerinin daha iyi yönetilerek organ kayıplarının önüne geçilmesi, çocuklarımızın sağlık açısından daha konforlu bir şekilde hayatlarını idame ettirebilmeleri zorunluluğu var.

Tip 1 diyabet tedavisinde insülin hormonunun yerine konmasının hayati öneme sahip, tip 1 diyabetli çocuklarımızın her yemek öncesi 3 kez ve gece yatmadan önce 1 kez olmak üzere günde en az 4 kez verilecek insülin dozlarına karar vermek için glikoz düzeyini bilmek gerekir.

Tip 1 diyabetli bu çocuklar diyabetlerinin düzenli kontrolü için hem yemek öncesi hem de yemekten sonra bazen günde 8-15 kez parmaklarını delerek kan şekerlerini ölçerler. Ayrıca tip 1 diyabetlilerde glikoz bazen beklenmedik şekilde düşer ve bilinç kaybına yol açan şiddetli düşüklükler de olabilir. Bu durumu önceden bilmek, hemen glikoz düzeyini ölçüp gereğini yapmak çok acil ve hayati önemdedir.

Son 10 yıldır sensör adı verilen, doku sıvısından, her beş dakikada bir, günde 288 kez, sürekli glikoz ölçen sistemler kullanılmaya başlandı. Sensörler sayesinde tip 1 diyabetli çocukların ve ailelerinin psikolojilerinin düzeldiği, normalleşebildikleri, gece alarmlar sayesinde korkusuzca uyuyabildikleri, çocuklarını güvenle okula gönderebildikleri, glikoz düşüklüğü ve buna bağlı bayılma korkusundan kurtulduklarını biliyoruz.

Sensör teknolojisiyle parmaklar delinmeden, cilt altından günde 288 kez şeker düzeyi ölçülebiliyorlar.

Fakat glikoz ölçüm sensörlerin maliyeti oldukça yüksek. 14 gün kullanılan bir adet sensör şu an 1480 TL civarında ve ayda iki adet kullanması gerekiyor, bu da ayda 2960-3000 TL gibi bir maliyet ediyor. Bu miktarı bu günkü ekonomik şartlarda ailelerin karşılaması neredeyse imkânsız.

Dünya'da diyabetli çocukların sağlığı ile uğraşan birçok uzman, diyabetli çocukların uzun dönemli kan şekeri dengeleri ve komplikasyonların önlenmesi bakımından tanıdan sonraki ilk altı ayın önemli olduğunu ve mümkünse bütün çocuklarda tanıdan hemen sonraki günlerde sensör takılmasını öneriyorlar.

Giyilebilir diabet teknolojilerinin her bireyin erişebiliyor olması bir insan hakkıdır. Sensörlere eşit ve ücretsiz erişim bütün çocukların yaşamsal hakkı iken hâlâ ülkemizde bu konuda ciddi ve yeterli adımın atılmaması tip 1 diyabetli çocukları ve erişkinleri üzmektedir

Bu sensörler sayesinde çocuklarımız diabetlerini daha kolay takip edecekler, diğer arkadaşları ile aralarında ki hastalık farkını ortadan kaldırarak daha başarılı olacaklardır.

Özetle sensörlerin ve giyilebilir diabet teknolojilerinin bir an evvel SGK ödeme kapsamına alınması bir yaşam hakkı zorunluluğudur.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirgundem.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Mehmet kenan
(22.11.2023 10:00 - #250)
Yazı özensiz, bilimsellikten uzak. "Parmaklarını delmek" çok sık tekrar edilmiş. Tekrar irrite edici. Bazı cümlelerde anlam bütünlüğü yok.
May-Kıl Anlatılmak istenen de işte tam bu, sen anladıysan herkes anlamıştır. Ben 50 yaşında şeker hastası olarak şeker ölçümünde parmaklarımın delinmesine bile dayanamazken çocukları düşünemiyorum.
h.dilek Teşekkürler...
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirgundem.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.