whatsapp
Havva Dilek
Köşe Yazarı
Havva Dilek
 

Kuşlar uçmazsa ölür

Dağlar  bir “gemici türküsü” söylüyor, adını çoktan unuttuğu kiremit kırmızısı  dallarının   köklerine. Ellerin   gök denizin  göğsünde mermi çekirdeği dövüyor,mezar taşlarını okşayan bir annenin ayaları çocuk başı kadar. Öyle yitik Öyle paramparça Öyle biçare… Zamanın  kolları bir düş yangısı, sabah günahsız bir mendil yutağında. Umut darmadağın. Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Dünya Tabipler Birliği (WMA) 26 Şubat 2016 tarihinde İstanbul’da “Savaş, Göç ve Sağlık: Hekimler Ne Yapmalı?” başlıklı bir sempozyum düzenlenmişti. Bu sempozyumda Sınır Tanımayan Doktorlar ; “2015’te 3 bin 771 kişi göç sırasında Akdeniz’de yaşamını yitirirken, 1 milyon kişi Avrupa sınırlarında dikenli teller ve biber gazıyla karşılandı. Avrupa'daki gözaltı merkezlerindeki göçmen ve sığınmacıların yüzde 3.2’si ise intihar ve kendine zarar verme girişiminde bulunduğu” sunumunu yaptı. Yine  Sınır Tanımayan Doktorların gözünden Avrupa sınırlarındaki göç dalgasını konu alan sunumda öne çıkan demografik veriler ise şöyle idi ; 2015’te deniz yoluyla Yunanistan’a ulaşan toplam kişi sayısı 856.723 iken, bu rakam sadece 2016’nın ilk iki ayında 100 bini geçti. Akdeniz göç yolunu en çok kullanan uluslar arasında Suriyeliler yüzde 44 ile başı çekerken, Suriyelileri yüzde 29 ile Afganlar, yüzde 17 ile Iraklılar, yüzde 4 ile İranlılar ve ve yüzde 3 ile Pakistanlılar takip ediyor. Yunanistan’a ulaşmayı başaranların yüzde 90’ı, dünyanın en çok göç veren ilk 10 ülkesinden geliyor. 1 Ocak 2016’dan bu yana deniz yoluyla Yunanistan’a ulaşanların yüzde 37’si çocuk, yüzde 21’i kadın ve yüzde 42’si erkeklerden oluşuyor. 2015’te MSF’nin Avrupa çapında tıbbi destek verdiği 100 binden fazla insanın yüzde 80’i ise, bombardımana, hayati risk taşıyan vakalara, ölüm tehditlerine ve devlet tarafından gördükleri şiddete bağlı olarak yerinden edilmiş kişilerden oluşuyor. MSF’nin 2015’te Ege ve Akdeniz'deki arama-kurtarma operasyonlarıyla denizde boğulmaktan kurtardığı insan sayısı ise 20 binin üzerinde. Savaş planlarının ortasında yanan bir coğrafya Asya… Yaşıyor muyuz ? Ölüyor muyuz ? Savaş uçaklarının havadan  savurduğu beyaz kağıtların; ‘Anneler çocuklarını sakinleştirsin, onlara bunun bir oyun olduğunu söylesinler ya da gök gürültüsü desinler!’ cümlesini  hiçbir annenin kulağının duyamayacağına eminim.
Ekleme Tarihi: 18 Ekim 2016 - Salı

Kuşlar uçmazsa ölür

Dağlar  bir “gemici türküsü” söylüyor, adını çoktan unuttuğu kiremit kırmızısı  dallarının   köklerine.

Ellerin   gök denizin  göğsünde mermi çekirdeği dövüyor,mezar taşlarını okşayan bir annenin ayaları çocuk başı kadar.

Öyle yitik

Öyle paramparça

Öyle biçare…

Zamanın  kolları bir düş yangısı, sabah günahsız bir mendil yutağında.

Umut darmadağın.

Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Dünya Tabipler Birliği (WMA) 26 Şubat 2016 tarihinde İstanbul’da “Savaş, Göç ve Sağlık: Hekimler Ne Yapmalı?” başlıklı bir sempozyum düzenlenmişti.

Bu sempozyumda Sınır Tanımayan Doktorlar ; “2015’te 3 bin 771 kişi göç sırasında Akdeniz’de yaşamını yitirirken, 1 milyon kişi Avrupa sınırlarında dikenli teller ve biber gazıyla karşılandı. Avrupa'daki gözaltı merkezlerindeki göçmen ve sığınmacıların yüzde 3.2’si ise intihar ve kendine zarar verme girişiminde bulunduğu” sunumunu yaptı.

Yine  Sınır Tanımayan Doktorların gözünden Avrupa sınırlarındaki göç dalgasını konu alan sunumda öne çıkan demografik veriler ise şöyle idi ;

2015’te deniz yoluyla Yunanistan’a ulaşan toplam kişi sayısı 856.723 iken, bu rakam sadece 2016’nın ilk iki ayında 100 bini geçti.

Akdeniz göç yolunu en çok kullanan uluslar arasında Suriyeliler yüzde 44 ile başı çekerken, Suriyelileri yüzde 29 ile Afganlar, yüzde 17 ile Iraklılar, yüzde 4 ile İranlılar ve ve yüzde 3 ile Pakistanlılar takip ediyor.

Yunanistan’a ulaşmayı başaranların yüzde 90’ı, dünyanın en çok göç veren ilk 10 ülkesinden geliyor.

1 Ocak 2016’dan bu yana deniz yoluyla Yunanistan’a ulaşanların yüzde 37’si çocuk, yüzde 21’i kadın ve yüzde 42’si erkeklerden oluşuyor.

2015’te MSF’nin Avrupa çapında tıbbi destek verdiği 100 binden fazla insanın yüzde 80’i ise, bombardımana, hayati risk taşıyan vakalara, ölüm tehditlerine ve devlet tarafından gördükleri şiddete bağlı olarak yerinden edilmiş kişilerden oluşuyor.

MSF’nin 2015’te Ege ve Akdeniz'deki arama-kurtarma operasyonlarıyla denizde boğulmaktan kurtardığı insan sayısı ise 20 binin üzerinde.

Savaş planlarının ortasında yanan bir coğrafya Asya…

Yaşıyor muyuz ?

Ölüyor muyuz ?

Savaş uçaklarının havadan  savurduğu beyaz kağıtların;

‘Anneler çocuklarını sakinleştirsin, onlara bunun bir oyun olduğunu söylesinler ya da gök gürültüsü desinler!’ cümlesini  hiçbir annenin kulağının duyamayacağına eminim.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirgundem.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.