Zamanın donduğu bayram: 23 Nisan’ın sessiz hatırası
Zamanın donduğu bayram: 23 Nisan’ın sessiz hatırası
Eskimiş bir fotoğrafın solgun yüzünde saklıdır bazen en diri duygular… (Nostalji)
23 Nisan günü çekilmiş bu karede, yıl 1964. Yer tanıdık: Atatürk Caddesi, Merkez İlkokulu yanı. Protokol, bando takımı, en önde tertemiz kıyafetleriyle dizilmiş çocuklar… Hepsi bir bayram sabahının heyecanını taşıyor.
Ama fotoğrafa biraz daha dikkatle bakınca başka bir şey hissediliyor:
Zaman donmuş, Mekân donmuş.
Babalar, analar, çocuklar… Hepsi o anın içinde kalmış.
Bir selam veriliyor halkın arasına; bando çalıyor, küçük yürekler gururla kabarıyor. Çünkü o gün, sıradan bir gün değil. O gün, bir milletin çocuklarına emanet ettiği en anlamlı günlerden biri. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Ve bu bayram, Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara bıraktığı en kıymetli miraslardan biri.
O fotoğraftaki çocuklar şimdi nerede?
Kim bilir… Belki birçoğu bugün birer dede, birer nine oldu. Belki bazıları artık aramızda bile değil. Ama o günkü heyecanları, o masum gülüşleri hâlâ o karede capcanlı duruyor.
Aslında değişen çok şey yok…
Bugün de 23 Nisan’a hazırlanırken benzer telaşlar yaşanıyor. Okul bahçelerinde provalar, şiirler, marşlar… Ama bir fark var: Zaman akıyor, hayat değişiyor; o eski fotoğraflardaki sadelik ve içtenlik biraz daha uzaklaşıyor bizden.
Belki de asıl mesele şu:
O fotoğraftaki donmuş zamanı çözmek değil, o duyguyu bugüne taşıyabilmek…
Çünkü çocukların yüzü güldüğü sürece bayram bayramdır.
Çünkü bir ülkenin yarını, o küçük ellerin içinde büyür.
23 Nisan yaklaşırken, geçmişin o sessiz karelerine bakıp kendimize şu soruyu sormalıyız:
Biz, bugünün çocuklarına nasıl bir dünya bırakıyoruz?
Daha adil, daha huzurlu, daha umut dolu bir dünya kurabildiğimiz gün…
İşte o zaman, o eski fotoğraftaki çocukların gülüşü gerçekten bugüne ulaşacak.
Ölenlere rahmet, kalanlara uzun ömür ve sağlıklı bir yaşam diliyoruz.


Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


