whatsapp

Haziranda ölmek zor; Memleket şairi Nazım Hikmet

İZ BIRAKANLAR (SG) - Seydişehir Gündem | 05.06.2026 - 01:58, Güncelleme: 05.06.2026 - 01:58
 

Haziranda ölmek zor; Memleket şairi Nazım Hikmet

Memleket şairi Nazım Hikmet, sağlığı bozulsa da “Dostlar ki bir kerre bile selâmlaşmadık/aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz” diyerek sürdürür mücadelesini.
Memleketinden uzak yıllarında memleket hasretiyle yanıp tutuşmuş, şair, roman yazarı, senarist, oyunyazarı ve komünist. 1917’de girdiği Heybeliada Bahriye Mektebi’ni 1919’da bitirip Hamidiye kruvazörüne stajyer güverte subayı olarak atanır. Kış gelip çattığında daha önce de zayıf bedenini yoklayan zatülcenp yakasını bırakmaz. Mayıs 1920’de, Sağlık Kurulu raporuyla, askerlikten çürüğe çıkarılır. 1921’in Ocak ayında Kuvayı Milliyeye silah ve cephane kaçıran gizli bir teşkilat aracılığıyla memleket sevdalı dört şair, Faruk Nafiz, Yusuf Ziya, Nâzım Hikmet, Vâlâ Nureddin, Sirkeci’den kalkan Yeni Dünya vapuruna binerler. İnebolu’ya varınca, Ankara’ya geçebilmek için yol parası beklerler. Ama Ankara’dan yalnız Nâzım Hikmet ve Vâlâ Nureddin’e izin çıkar. Sovyetler Birliği’nin kuruluşuna tanık olur. Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi KTUV’da ekonomi-politik öğrenimi görür. Ülkeye döner. Kısa bir süre cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakılır. Örgütlü mücadelenin içindedir artık. Genç Cumhuriyet yönünü “batıcılığa” çevirmiş, zor zamanların içinde kalmıştır. 1925’teki Takriri Sükûn yasası nedeniyle ardından tevkifatların başlaması nedeniyle parti kararıyla 1928’e kadar kalacağı Sovyetler Birliği’ne gider. Döndüğünde Resimli Ay dergisinde “Putları yıkıyoruz” başlıklı yazı dizisiyle edebiyat dünyasında subaşlarını tutan köhnemiş anlayışlara başkaldırır. 1938’de Donanma Davası diye adlandırılan “askeri isyana teşvik” gibi gerekçelerle 28 yıl 4 ay hapse mahkûm olur. Komünist Nazım, İstanbul, Ankara, Çankırı ve Bursa mahpushanelerinde 12 yılı aşkın yatar. Nâzım’ın hapislik sonrası dönemde Türkiye’den “ikinci vatan ” bellediği Sovyetler Birliği’ne TKP’nin kararıyla gider. Demokrat Parti hükümeti, 1951 yılında aldığı kararla Nâzım’ı vatandaşlıktan çıkartır. Vatan hainliğiyle suçlanmak istenir: Nâzım Hikmet’in yaşamı 3 Haziran 1963’te sona erer. Sosyalizm mücadelesini yoldaşlarına devrederek! Ölümsüzlüğe doğru uğurlar ola memleket şairi Nazım Hikmet Bey! Saygıyla anıyoruz!
Memleket şairi Nazım Hikmet, sağlığı bozulsa da “Dostlar ki bir kerre bile selâmlaşmadık/aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz” diyerek sürdürür mücadelesini.

Memleketinden uzak yıllarında memleket hasretiyle yanıp tutuşmuş, şair, roman yazarı, senarist, oyunyazarı ve komünist.

1917’de girdiği Heybeliada Bahriye Mektebi’ni 1919’da bitirip Hamidiye kruvazörüne stajyer güverte subayı olarak atanır. Kış gelip çattığında daha önce de zayıf bedenini yoklayan zatülcenp yakasını bırakmaz. Mayıs 1920’de, Sağlık Kurulu raporuyla, askerlikten çürüğe çıkarılır.

1921’in Ocak ayında Kuvayı Milliyeye silah ve cephane kaçıran gizli bir teşkilat aracılığıyla memleket sevdalı dört şair, Faruk Nafiz, Yusuf Ziya, Nâzım Hikmet, Vâlâ Nureddin, Sirkeci’den kalkan Yeni Dünya vapuruna binerler. İnebolu’ya varınca, Ankara’ya geçebilmek için yol parası beklerler. Ama Ankara’dan yalnız Nâzım Hikmet ve Vâlâ Nureddin’e izin çıkar.

Sovyetler Birliği’nin kuruluşuna tanık olur. Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi KTUV’da ekonomi-politik öğrenimi görür. Ülkeye döner. Kısa bir süre cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakılır. Örgütlü mücadelenin içindedir artık.

Genç Cumhuriyet yönünü “batıcılığa” çevirmiş, zor zamanların içinde kalmıştır. 1925’teki Takriri Sükûn yasası nedeniyle ardından tevkifatların başlaması nedeniyle parti kararıyla 1928’e kadar kalacağı Sovyetler Birliği’ne gider. Döndüğünde Resimli Ay dergisinde “Putları yıkıyoruz” başlıklı yazı dizisiyle edebiyat dünyasında subaşlarını tutan köhnemiş anlayışlara başkaldırır.

1938’de Donanma Davası diye adlandırılan “askeri isyana teşvik” gibi gerekçelerle 28 yıl 4 ay hapse mahkûm olur. Komünist Nazım, İstanbul, Ankara, Çankırı ve Bursa mahpushanelerinde 12 yılı aşkın yatar.

Nâzım’ın hapislik sonrası dönemde Türkiye’den “ikinci vatan ” bellediği Sovyetler Birliği’ne TKP’nin kararıyla gider. Demokrat Parti hükümeti, 1951 yılında aldığı kararla Nâzım’ı vatandaşlıktan çıkartır. Vatan hainliğiyle suçlanmak istenir:

Nâzım Hikmet’in yaşamı 3 Haziran 1963’te sona erer. Sosyalizm mücadelesini yoldaşlarına devrederek!

Ölümsüzlüğe doğru uğurlar ola memleket şairi Nazım Hikmet Bey! Saygıyla anıyoruz!

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirgundem.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.