whatsapp
İZ BIRAKANLAR (SG) - Seydişehir Gündem | Haber Girişi: 15.05.2022 - 21:19, Güncelleme: 15.05.2022 - 21:19

Seyyid Harun Veli-İ ve Seydişehir

 

Seyyid Harun Veli-İ ve Seydişehir

Antik Çağlarda Seydişehir’de Amblada, Vasada, Arvana, Elita, Dalisandus gibi şehirlerin varlığı bilinmektedir.
Araştırmacı tarihçi yazar; Mehmet Kiraz. Neolitik çağa kadar suğla(karaviran) gölü havzasında höyüklerde yaşamlar olduğu, sonraki dönemlerde lidya, hitit, roma dönemlerine ait kalıntılara rastlanmış bulunmaktadır. Türklerin Anadolu’ya gelişiyle bu bölgeye Avşar Yörükleri yerleşmeye başlamış sonraki dönemlerde Anadolu Selçuklu devleti Anadolu’da hâkimiyeti güçlenmeye başlayınca başta Kafkasya, horasan, buhara, acem, ırak, Suriye bölgesindeki büyük Selçuklu otoritesi sarsılmaya başlayınca 1071 Malazgirt savaşından sonra Anadolu kapıları Türklere açılınca yoğun bir göç dalgası başlamış sonraki dönemlerde Anadolu Selçuklu devletinin başkenti Konya olunca devlet eliyle bu bölgelere kontrollü göçler sağlanmış bu halkların İslami temelleri oluşturulması için Derbentlik(askeri gücü birikimi olan din âlimleri) yukarıda saydığımız bölgelerden Anadolu’ya gelmesi sağlanmıştır. bunlar Mevlana, hacı bektaşı veli, şems-i tebrizi, seyyid Harun veli ve yüzlerce İslam bilgini ve alimi Rum diyarı olarak bilinen Anadolu’ya göç etmişlerdir. Anadolu erenlerinden kabul edilen seyyid Harun veli doğum tarihi bilinmemesine rağmen 1200 lerin son çeyreğinde horasanda doğduğu rivayet edilir. Amcasının vefatı üzerine horasanda yöneticilik yapmış askeri ve siyasi tecrübesi olan seyyid Harun veli bir rüyası üzerine ve buhardaki karışıklıklar üzerine Rum diyarına göç etmiş nerede ikamet edeceğine 40 ereniyle menkıbe sel kerametiyle bir bulutu takip ederek Seydişehir’e kadar geldiği buraya yerleştiği rivayet edilir. Ama asıl Anadolu Selçuklu devletinin davetiyle alaiye(alanya) şehri Selçuklulara geçince yol güvenliği için küpe dağı eteklerindeki bölgeye Derbent olarak görevlendirildiği rivayet edilir. Horasandan Seydişehir’e kadar velimi Hızır mı olduğu yerli halk tarafından tartışılmaya başlar çünkü geçtiği bölgelerde halk tarafından sınavlara tabi tutulup kerametler gösterdiği rivayet edilir. Bazen canlı birinin cenaze namazını kıldırdığı, kimi horasandan dergâhı için taşları koyun misali sürü halinde getirdiği, kimi asasını kayaya vurup su çıkardığı, kimi yerli halktan yöneticinin aslana bindiği sırada seyyidin Taşa binip yürüttüğü gibi menkıbeler hala halk tarafından anlatılır.                                                 Bu o dönemdeki toplumsal İslam algısıyla yorumlanmalıdır. Âmâ kesin olan bir şey var ki dergâhı ve cami külliyesinin içine çilehaneler yapıldığına göre dönemin Anadolu erenleri kültüründen olduğu tarikat ehli olduğu anlaşılmaktadır. Seydişehir’de Avşar Türkmenleri ve yerli halkın her ihtiyacını karşılayan seyyid Harun veli sevilen bir insan olur. Çocuklarını germi yan Karaşi oğulları ve teke oğulları bölgesine yollayarak oralarda dini çalışma alanlarını genişletir.1320 yılında kendi külliyesinde vefat eder. Anadolu erenlerinden olan seyyid Harun velinin adını alan Seydişehir’dir... Süleyman şehir” olan Beyşehir’e ilk defa “Beyşehir” diyen Seyyid Harun Veli’dir. Eşrefoğlu Mehmed Bey de Seyyid Harun’un kurduğu yeni şehre “Seyyid Şehri” Osmanlılar zamanında Medine-i Sani (ilahi emirle kurulan ikinci şehir) (sonradan Seydişehir) adını verir. Seydişehir, Eşrefoğluları Beyliği’nin İlhanlı Hükümdarı Timurtaş tarafından 1326 yılında sona erdirilmesinden sonra, 1328 yılında Hamitoğulları Beyliği egemenliğine girmiştir. 1381 yılında Sultan I. Murat (Hüdavendigar) tarafından 80.000 altın karşılığında Hamit oğlu Hüseyin Bey’den Akşehir, Beyşehir, Yalvaç, Şarkikaraağaç ve Isparta ile birlikte satın alınarak Osmanlı egemenliğine giren Seydişehir, Cumhuriyet'e kadar Osmanlı idaresinde kalmıştır. Konya Sancağına bağlı bir kaza olan Seydişehir 1871 yılında belediye, 1915 yılında da ilçe olmuştur. Cumhuriyetin ilanından sonra, 1928 yılında tekrar ilçelik unvanına kavuşur.
Antik Çağlarda Seydişehir’de Amblada, Vasada, Arvana, Elita, Dalisandus gibi şehirlerin varlığı bilinmektedir.

Araştırmacı tarihçi yazar; Mehmet Kiraz.

Neolitik çağa kadar suğla(karaviran) gölü havzasında höyüklerde yaşamlar olduğu, sonraki dönemlerde lidya, hitit, roma dönemlerine ait kalıntılara rastlanmış bulunmaktadır. Türklerin Anadolu’ya gelişiyle bu bölgeye Avşar Yörükleri yerleşmeye başlamış sonraki dönemlerde Anadolu Selçuklu devleti Anadolu’da hâkimiyeti güçlenmeye başlayınca başta Kafkasya, horasan, buhara, acem, ırak, Suriye bölgesindeki büyük Selçuklu otoritesi sarsılmaya başlayınca 1071 Malazgirt savaşından sonra Anadolu kapıları Türklere açılınca yoğun bir göç dalgası başlamış sonraki dönemlerde Anadolu Selçuklu devletinin başkenti Konya olunca devlet eliyle bu bölgelere kontrollü göçler sağlanmış bu halkların İslami temelleri oluşturulması için Derbentlik(askeri gücü birikimi olan din âlimleri) yukarıda saydığımız bölgelerden Anadolu’ya gelmesi sağlanmıştır. bunlar Mevlana, hacı bektaşı veli, şems-i tebrizi, seyyid Harun veli ve yüzlerce İslam bilgini ve alimi Rum diyarı olarak bilinen Anadolu’ya göç etmişlerdir. Anadolu erenlerinden kabul edilen seyyid Harun veli doğum tarihi bilinmemesine rağmen 1200 lerin son çeyreğinde horasanda doğduğu rivayet edilir. Amcasının vefatı üzerine horasanda yöneticilik yapmış askeri ve siyasi tecrübesi olan seyyid Harun veli bir rüyası üzerine ve buhardaki karışıklıklar üzerine Rum diyarına göç etmiş nerede ikamet edeceğine 40 ereniyle menkıbe sel kerametiyle bir bulutu takip ederek Seydişehir’e kadar geldiği buraya yerleştiği rivayet edilir. Ama asıl Anadolu Selçuklu devletinin davetiyle alaiye(alanya) şehri Selçuklulara geçince yol güvenliği için küpe dağı eteklerindeki bölgeye Derbent olarak görevlendirildiği rivayet edilir. Horasandan Seydişehir’e kadar velimi Hızır mı olduğu yerli halk tarafından tartışılmaya başlar çünkü geçtiği bölgelerde halk tarafından sınavlara tabi tutulup kerametler gösterdiği rivayet edilir. Bazen canlı birinin cenaze namazını kıldırdığı, kimi horasandan dergâhı için taşları koyun misali sürü halinde getirdiği, kimi asasını kayaya vurup su çıkardığı, kimi yerli halktan yöneticinin aslana bindiği sırada seyyidin Taşa binip yürüttüğü gibi menkıbeler hala halk tarafından anlatılır.

                                               

Bu o dönemdeki toplumsal İslam algısıyla yorumlanmalıdır. Âmâ kesin olan bir şey var ki dergâhı ve cami külliyesinin içine çilehaneler yapıldığına göre dönemin Anadolu erenleri kültüründen olduğu tarikat ehli olduğu anlaşılmaktadır. Seydişehir’de Avşar Türkmenleri ve yerli halkın her ihtiyacını karşılayan seyyid Harun veli sevilen bir insan olur. Çocuklarını germi yan Karaşi oğulları ve teke oğulları bölgesine yollayarak oralarda dini çalışma alanlarını genişletir.1320 yılında kendi külliyesinde vefat eder. Anadolu erenlerinden olan seyyid Harun velinin adını alan Seydişehir’dir... Süleyman şehir” olan Beyşehir’e ilk defa “Beyşehir” diyen Seyyid Harun Veli’dir. Eşrefoğlu Mehmed Bey de Seyyid Harun’un kurduğu yeni şehre “Seyyid Şehri” Osmanlılar zamanında Medine-i Sani (ilahi emirle kurulan ikinci şehir) (sonradan Seydişehir) adını verir. Seydişehir, Eşrefoğluları Beyliği’nin İlhanlı Hükümdarı Timurtaş tarafından 1326 yılında sona erdirilmesinden sonra, 1328 yılında Hamitoğulları Beyliği egemenliğine girmiştir. 1381 yılında Sultan I. Murat (Hüdavendigar) tarafından 80.000 altın karşılığında Hamit oğlu Hüseyin Bey’den Akşehir, Beyşehir, Yalvaç, Şarkikaraağaç ve Isparta ile birlikte satın alınarak Osmanlı egemenliğine giren Seydişehir, Cumhuriyet'e kadar Osmanlı idaresinde kalmıştır. Konya Sancağına bağlı bir kaza olan Seydişehir 1871 yılında belediye, 1915 yılında da ilçe olmuştur. Cumhuriyetin ilanından sonra, 1928 yılında tekrar ilçelik unvanına kavuşur.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirgundem.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.