Müzisyen Eğitimci ve Devlet sanatçısı Kadir Can: “Eğitim, uzun soluklu bir yoldur”
Müzisyen Eğitimci ve Devlet sanatçısı Kadir Can: “Eğitim, uzun soluklu bir yoldur”
Konya doğumlu müzisyen eğitimci ve devlet sanatçısı Kadir Can, çocukluk yıllarında başlayan müzik serüvenini, aldığı sanat eğitimini ve yaklaşık 10 yıllık mesleki deneyimini anlattı.
Röportaj: Ayşegül Çağıl
Kadir Can, müziğin çocukların zihinsel, sosyal ve kültürel gelişimindeki rolüne dikkat çekerek, “Eğitim uzun soluklu bir yolculuktur” dedi.
Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
Kadir Can. 1991 yılında Konya’da doğdum. Babam Hüseyin Can’ın uzun yıllar Seydişehir Etibank Alüminyum Tesisleri’nde mühendis olarak görev yapması nedeniyle ailecek Seydişehir’de bulunduk. Bu nedenle Seydişehir’e karşı özel bir bağım ve sevgim oluştu.
Müzikle tanışmam, Seydişehir Alüminyum İlköğretim Okulu yıllarında başladı. Çocukluk dönemimde müziğe olan ilgim ve ses icra yeteneğim gelişti. Çeşitli enstrümanları çalmaya başladım, okul korolarında sahne aldım. Zaman içerisinde bu ilgi ve yetenek, eğitim hayatımda başarıya ve ilerleyen yıllarda mesleki bir farkında lığa dönüştü.
2011 yılında Konya Güzel Sanatlar Anadolu Lisesi Türk Sanat Müziği Bölümü’nden mezun oldum. Ardından Selçuk Üniversitesi Dilek Sabancı Devlet Konservatuarı Geleneksel Türk Musikisi Bölümü’nde eğitim gördüm ve 2016 yılında lisans eğitimimi tamamladım.
Müzik alanındaki eğitimimi sürdürerek 2025 yılında yine aynı alanda tezli yüksek lisans eğitimimi de başarıyla tamamladım.
Bu eğitim süreci benim için yalnızca akademik bir başarıdan ibaret olmadı. Sanat hayatımın şekillenmesine, mesleki kariyer kazanmama ve devlet sanatçısı unvanıyla sahne çalışmalarımı sürdürmeme katkı sağladı.

Aynı zamanda kendi iş yerimi oluşturarak müzik ve sanat eğitimi atölyesi açtım. Burada sanat danışmanlığı ve müzik eğitmenliği yapıyorum.
Yaklaşık 10 yıllık meslek hayatım boyunca çok sayıda öğrenci yetiştirdim. Öğrencilerimin müzik alanında kendilerini geliştirmelerine, meslek sahibi olmalarına ve hayata hazırlanmalarına katkı sunmak benim için büyük bir mutluluk.
Bu mesleğin en zorlu ama aynı zamanda en güzel tarafı da burada başlıyor. Öğrencileri yalnızca müzik alanında yetiştirmiyorsunuz; onların hayata hazırlanmasına, bir kimlik ve özgüven kazanmasına da katkı sağlıyorsunuz.
Onları toprağa dikilen ilk fidanlar gibi görüyorum. Zaman içerisinde büyümelerini, gelişmelerini ve emeklerinin karşılığını vermelerini görmek, eğitimcinin en büyük mutluluklarından biri. Çünkü eğitim uzun soluklu bir yolculuktur.

Müziğin çocuklar üzerindeki etkileri nelerdir?
Müziğin çocukların gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu düşünüyorum. Özellikle erken yaşlarda müzikle tanışan çocuklarda zaman içerisinde farkında lığın arttığını ve çeşitli enstrümanlara ilgi duyduklarını gözlemliyoruz.
Bir enstrüman öğrenmek; dikkat, düzenli çalışma, dinleme, ritim duygusu ve koordinasyon gibi birçok becerinin gelişmesine katkı sağlayabiliyor. Müzik eğitimi aynı zamanda çocukların analitik düşünme ve problem çözme becerilerini destekleyen önemli bir eğitim alanıdır.
Bunun yanında müzik, çocukların geleneksel ve kültürel değerlerle bağ kurmasına da yardımcı oluyor.
Günümüzde çocukların internet ve dijital dünyayla çok fazla zaman geçirdiği bir ortamda, müzik eğitimi onların farklı bir sosyal çevre içerisinde kendilerini ifade etmelerine olanak sağlayabilir. Bir koro çalışmasına katılmak, enstrüman öğrenmek veya sahne deneyimi yaşamak; çocukların sosyalleşmesine, özgüven kazanmasına ve kendilerini ifade etmelerine katkı sunar.
Bu nedenle müzik eğitimini yalnızca bir enstrüman öğretimi olarak görmemek gerekiyor.
Müzik; çocukların zihinsel, sosyal, kültürel ve duygusal gelişimlerini destekleyen önemli bir eğitim alanıdır.

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


