Çarşı pazara indim her şey ateş pahası
Üç yüz lirayı bulmuş ekşi toz tarhanası
Taze fasulye sordum yüz dediler kilosu
Olur mu bu olur mu böyle zulüm olur mu
Bizi Yaradan Allah buna razı gelir mi
Muz göründü gözüme dedim seni alamam
Armut, şeftali dersem ben yolumu bulamam
Yaradan’dan korkarım kimseden de çalamam
Olur mu bu olur mu böyle zulüm olur mu
Bizi Yaradan Allah buna razı gelir mi
Bizim bamya nazlanır gelin olmuş inmiyor
Köylüm dediğim dedik hiç sözünden dönmüyor
Garibanın gözyaşı akıp gider dinmiyor
Olur mu bu olur mu böyle zulüm olur mu
Bizi Yaradan Allah buna razı gelir mi
Yaş incir patronum der hava atar kırıtır
Mısır gelmiş tarladan tezgahlarda sırıtır
Her gelen yeni beyler gidenleri aratır
Olur mu bu olur mu böyle zulüm olur mu
Bizi Yaradan Allah buna razı gelir mi
Zeytin, peynir lüks oldu yanına varılmıyor
Tahin, pekmez, bal dersen gücün yok alınmıyor
İki binden aşağı pazardan gelinmiyor
Olur mu bu olur mu böyle zulüm olur mu
Bizi Yaradan Allah buna razı gelir mi
Sütçümüz beş litreyi yüz elliye bağladı
Dedi yemin çuvalı sekiz yüzü boyladı
Bu gidiş hayır değil diyerekten ağladı
Olur mu bu olur mu böyle zulüm olur mu
Bizi Yaradan Allah buna razı gelir mi
Akaryakıtı sorma başın almış gidiyor
Ağaların suçunu emekliler ödüyor
Düşünen yok bir türlü buna Mevlâ’m ne diyor
Olur mu bu olur mu böyle zulüm olur mu
Bizi Yaradan Allah buna razı gelir mi
Kul Hayrullah ne dersin seni duyan gören yok
Ağalar keyif çatar emekliyi soran yok
Atı alan yürüdü hiç sözünde duran yok
Olur mu bu olur mu böyle zulüm olur mu
Bizi Yaradan Allah buna razı gelir mi