whatsapp
Mehmet Kiraz
Köşe Yazarı
Mehmet Kiraz
-
 

Beyşehir gölünün hazin sonu

Ben jeolog veya ziraat mühendisi falan değilim. Bir tarihçi olarak Beyşehir gölü ve Anadolu'nun ilk sulama projesi olan Çarşamba suyunun tarihçesini, Osmanlı kayıtlarını, Almanların Karaviran'da kanal açma projelerindeki 6 aylık iskan süreçlerini, Osmanlıya maliyetini, kanalın hem sağlık hem de ekonomik getirilerini önceki yıllarda paylaşmıştım. Son dönemlerde sıkça yerel ve ulusal basında yer alan haberler üzerine vicdani bir hüznü ister istemez bu bölgenin insanı olarak yaşamaktayız. Ne yazık ki bilinçsiz ve dönemsel yaşayan bir toplum olduğumuz için tehlike sirenleri çalmaya başlayınca sızlanmaya dert yanmaya başlarız. Beyşehir Gölünün yavaş yavaş yok olmasının nedenlerinin başında kuraklık gösterilirken aslında bu coğrafyadaki siyasilerin ve halkın topu taca atmasıyla sucu Allaha havale etmekten başka alternatifleri kalmadığını, bu bölge insanın ve siyasal iktidarların 50 yıllık iklim politikalarını görmezden gelmelerinin bir sonucudur. Bu ülkede her zaman her siyasi iktidarlar affediyor ama bilirsiniz ki doğa kendine yapılan haksızlığı asla affetmez.. İç-Anadolu coğrafyası Türkiye'nin buğday ambarı olarak bilinirken son 30 yıldır bilinçli olarak susuz tarım devlet tarafından terk ettirilmiş, daha fazla kar ve rant uğruna sulu tarım tercih ettirilmiş, özellikle İktidar yanlısı Şeker fabrikalarına pancar ihtiyacı için başta Çumra ve Suğla ovalarında hoyratça sulu tarıma geçilerek Beyşehir gölünün yok olması için tüm imkanlar seferber edilmiştir. Türkiye'nin en verimli kaliteli Nohut üretimi olan Suğla ovası ıslah çalışması adı altında su depolama göledine çevrilip nohut üretimi tamamen bitirilip sulu tarıma geçirilmiştir. Halbuki iktidarlar İç-Anadolu'da sulu tarımı yasaklayıp, buğday, arpa yulaf gibi ürünlere ciddi sübvansiyonlarla destek sağlamış olsaydı belki bu sorunlarla karşılaşılmayacaktı. Bu bölge için en büyük tehlikelerden biriside coğrafyanın genetik yapısının büyükbaş hayvancılığa uygun olmamasına rağmen son 30 yıldır büyükbaş hayvancılık hızla gelişmiş ama büyük baş hayvancılıkta girdi maliyetleri tamamen sulu tarım ürünleri olduğu için su kayıplarını hızlandırmıştır. 1948 yılında Beyşehir-Seydişehir toplam nüfusunun 32 bin olduğu, küçükbaş(keçi-koyun) sayısının 188 bin olduğu kayıtlarda sabittir. Bugün büyükbaş hayvancılıkla köylerde araziler Seydişehir ve Beyşehir'de büyükbaş hayvancılık uğraşanların elinde toplanmaya başlamış diğer nüfus Konya ve Antalya'ya göçmek zorunda kalmıştır. Bu bölgeye ne zaman gitsem bizden büyük insanların söylediği tek şey bu yörenin ilkim, toprak yapısına uygun hayvancılık ve tarım politikaları terk edilip su tüketim eksenli tarım ve hayvancılıkla Beyşehir gölünden tut tüm göletler yok edilmiştir diyorlar. Bunları yazdıktan sonra aklıma geldi: Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı kesiyor.
Ekleme Tarihi: 27 Kasım 2025 -Perşembe

Beyşehir gölünün hazin sonu

Ben jeolog veya ziraat mühendisi falan değilim. Bir tarihçi olarak Beyşehir gölü ve Anadolu'nun ilk sulama projesi olan Çarşamba suyunun tarihçesini, Osmanlı kayıtlarını, Almanların Karaviran'da kanal açma projelerindeki 6 aylık iskan süreçlerini, Osmanlıya maliyetini, kanalın hem sağlık hem de ekonomik getirilerini önceki yıllarda paylaşmıştım.

Son dönemlerde sıkça yerel ve ulusal basında yer alan haberler üzerine vicdani bir hüznü ister istemez bu bölgenin insanı olarak yaşamaktayız. Ne yazık ki bilinçsiz ve dönemsel yaşayan bir toplum olduğumuz için tehlike sirenleri çalmaya başlayınca sızlanmaya dert yanmaya başlarız.

Beyşehir Gölünün yavaş yavaş yok olmasının nedenlerinin başında kuraklık gösterilirken aslında bu coğrafyadaki siyasilerin ve halkın topu taca atmasıyla sucu Allaha havale etmekten başka alternatifleri kalmadığını, bu bölge insanın ve siyasal iktidarların 50 yıllık iklim politikalarını görmezden gelmelerinin bir sonucudur.

Bu ülkede her zaman her siyasi iktidarlar affediyor ama bilirsiniz ki doğa kendine yapılan haksızlığı asla affetmez..

İç-Anadolu coğrafyası Türkiye'nin buğday ambarı olarak bilinirken son 30 yıldır bilinçli olarak susuz tarım devlet tarafından terk ettirilmiş, daha fazla kar ve rant uğruna sulu tarım tercih ettirilmiş, özellikle İktidar yanlısı Şeker fabrikalarına pancar ihtiyacı için başta Çumra ve Suğla ovalarında hoyratça sulu tarıma geçilerek Beyşehir gölünün yok olması için tüm imkanlar seferber edilmiştir.

Türkiye'nin en verimli kaliteli Nohut üretimi olan Suğla ovası ıslah çalışması adı altında su depolama göledine çevrilip nohut üretimi tamamen bitirilip sulu tarıma geçirilmiştir. Halbuki iktidarlar İç-Anadolu'da sulu tarımı yasaklayıp, buğday, arpa yulaf gibi ürünlere ciddi sübvansiyonlarla destek sağlamış olsaydı belki bu sorunlarla karşılaşılmayacaktı.

Bu bölge için en büyük tehlikelerden biriside coğrafyanın genetik yapısının büyükbaş hayvancılığa uygun olmamasına rağmen son 30 yıldır büyükbaş hayvancılık hızla gelişmiş ama büyük baş hayvancılıkta girdi maliyetleri tamamen sulu tarım ürünleri olduğu için su kayıplarını hızlandırmıştır.

1948 yılında Beyşehir-Seydişehir toplam nüfusunun 32 bin olduğu, küçükbaş(keçi-koyun) sayısının 188 bin olduğu kayıtlarda sabittir.

Bugün büyükbaş hayvancılıkla köylerde araziler Seydişehir ve Beyşehir'de büyükbaş hayvancılık uğraşanların elinde toplanmaya başlamış diğer nüfus Konya ve Antalya'ya göçmek zorunda kalmıştır.

Bu bölgeye ne zaman gitsem bizden büyük insanların söylediği tek şey bu yörenin ilkim, toprak yapısına uygun hayvancılık ve tarım politikaları terk edilip su tüketim eksenli tarım ve hayvancılıkla Beyşehir gölünden tut tüm göletler yok edilmiştir diyorlar.

Bunları yazdıktan sonra aklıma geldi: Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı kesiyor.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirgundem.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.