Dünya kadınlar günü her yıl 8 Mart'ta dünyanın dört bir yanından eşitlik taleplerinin yükseldiği kadınların aslında uzun zaman süren direnişlerinin eş zamanlı haykırdığı Birleşmiş Milletler tarafından da tanışmış uluslararası bir gün...
8 Mart kadınların insan hakları çerçevesinde siyasal ve sosyal bilincin toplum nezdinde artırılmasında siyasi ve ekonomik alanında kazanılmış başarıların kutlanması bir simge haline geldi...
Peki, kadınlar taleplerini neden 8 Mart'ta dile getiriyor...
ABD'nin New York kentinde bir tekstil fabrikasında yükselen alevler ve haklarını aradıkları için alevlerin arasındaki mahsur bırakılan kadınların acı dolu çığlığı aslında bugünün büyümüş meşalesini yaktı...
Tekstil fabrikasında ki yaklaşık kırk bin kadın işçi daha iyi koşullarda çalışmak için greve başladı
Polisin kadın işçilere saldırması sonucu fabrikaya kilitlenmesi ve yakılması 8 Martın anma gününe dönüştüren olayların zeminini hazırladı...
Alevler arasında kalan 120 kadın işçi yanarak can verdi...
Dünyada ses getiren bu olaydan yıllar sonra yani 26-27 ağustos 1910'da Danimarka'da düzenlenen toplantıda sekiz martın kadınlar günü olarak kutlanması teklifi üzerine kutlanagelen bir anma günü.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında, iki komünist kız kardeş Rahime Selimova ve Cemile Nuşirvanova'nın girişimi ile gerçekleştirildi.[14] Bu tarihten sonra yıllar boyunca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlamalarına izin verilmedi. 1975 yılında "Birleşmiş Milletler Kadın On Yılı" ilan edildi. Türkiye de bu kapsamda yer aldığı için 1975 yılında Türkiye'de "Kadın Yılı Kongresi" yapıldı.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün 1975 yılında kutlanmaya başlamasında İlerici Kadınlar Derneği'nin faaliyetleri de etkili oldu. Böylece 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapalı ortamlardan sokaklara ve meydanlara çıktı. İlerici Kadınlar Derneği, işçi sınıfı ile kadınları bir araya getirerek haklarını aramaya çağıran bir sivil toplum örgütüydü. Kurulduğu andan itibaren kısa sürede yurt çapında 33 şube ve 35 temsilcilik aracılığıyla 15 bine yakın üyeye sahip oldu. “Kadınların Sesi” adlı yayın organı ile 35 bin kişiye ulaşabiliyordu.[15]
12 Eylül Darbesi'nden sonra tekrar askerî cunta yönetimi tarafından dört yıl süreyle hiçbir kutlama yapılmasına izin verilmedi.
1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından kutlanmaya devam edilmektedir. Bu yeni dönemin temel farkı, eskiden sadece sosyalist kesimin sahiplendiği bu günün artık hemen tüm kadın kuruluşlarının yanı sıra adeta resmî bayram gibi devlet yetkilileri ve kurumları tarafından da kutlanmaya, hatta şirketlerin de reklam ve pazarlama faaliyetleri ile buna katılmaya başlamasıdır. Öte yandan, günümüz Türkiye'sinde 8 Mart'ı Komintern'in 1920'li yıllardaki "sınıfa karşı sınıf" politikalarının bir yansıması olarak adlandırıldığı şekilde, "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlayanlar da olduğu görülmektedir.
2003 yılında yurt çapındaki çeşitli Dünya Kadınlar Günü kutlamaları arasında Taksim'de başlayan ve her yıl 8 Mart'ta tekrarlanan Feminist Gece Yürüyüşü sonraki yıllarda başka şehirlerde de yapılmaya başladı.[16]
2014 yılında İstanbul Valiliği tarafından Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi'nin yürüyüş ve miting yapılabilecek yerler listesinden çıkarılmasından sonra 8 Mart günü İstiklal Caddesi'nde Feminist Gece Yürüyüşü yapılmaya birkaç yıl devam edildiyse de 2019 yılında polis İstiklal Caddesi'nde toplanan binlerce kişinin yürüyüş yapmasını engelledi. Önceki yıllarda olduğu gibi yürüyüş yapmakta ısrar eden kalabalık göz yaşartıcı gaz ve plastik mermiler kullanılarak dağıtıldı.[17] Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hükûmet yetkilileri ve Milliyetçi Hareket Partisi başkanı Devlet Bahçeli tarafından İstiklal Caddesinin girişindeki Taksim mescidinden okunan yatsı ezanı sırasında slogan ve ıslıklara devam edilerek ezanın protesto edildiği, ezana saygısızlık edildiği iddialarında bulunuldu. Kadın örgütleri ise söz konusu iddiaları yalanladı. 10 Mart akşamında bir grup "Ezana uzanan eller kırılsın" sloganlarıyla Taksim'de bir gösteri yapmak istedi fakat polis göstericileri müdahale ederek dağıttı...
Peki gelinen noktada kadınlara ne kadar çok önem veriliyor dünyada ve Türkiye'de kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması özel ve kamu alanında istihdam alanlarının genişletilmesi okur yazar oranının yüksek olması kılık ve kıyafet yüzünden eğitim ve iş alanlarında zorluk çekmeden rahat bir şekilde hareket etmeleri bir reform niteliğinde olduğunu kabul etmeliyiz...
Kadınlarımızın iş yükü elbette çok fazla çocuk bakımı ev işleri vs...
Bu yönde kadınların daha da rahat ettirecek yeni reformlar beklentiler arasında...
Toplumun kadınlara yönelik bakış açısının daha da değişmesi kanaatindeyim bu anlamda eğitim ve farkındalık oluşturulması gerektiğini düşünüyorum...
Hele bir de son zamanlarda şiddete maruz kalan kadınlar ve cinayete kurban giden kadınlar içler acısı duruma geldi ne yazık ki...
Bu yönde devletin çalışmaları var ama bir türlü engelleyemedi bu yönde daha ciddi şekilde çalışmalar yapılması gerektiğini düşünüyorum...
Kadınlarımızın emeğini heba etmeyelim onları üzmeyelim kırmayalım kadının dokunduğu her yer güzeldir...
Kadınlarımızın öldürülmediği kadınların müreffeh bir hayat sürdüğü güzel bir gelecek dileğiyle
Tüm emekçi kadınların 8 Mart Dünya kadınlar günü kutlu olsun...

