Konya sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı çalışanları greve başladı
Konya sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı çalışanları greve başladı
Konya Selçuklu, Meram ve Karatay Kaymakamlığındaki Türkiye Kooperatif ve Büro İşçileri Sendikası üyesi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında çalışanlar, memurlara verilen yüzde 11+ yüzde 7 oranındaki zammı kabul etmeyerek, greve başladılar.
Konya'da Türk-İş'e bağlı Türkiye Kooperatif ve Büro İşçileri Sendikası(KOOP-İŞ) Konya Şube Başkanı Rafet Durmaz ve Türk-İş Konya Şube Başkanı Abdülkadir Tamak birlikte grev yapanları iş yerlerinde ziyaret ettiler.
İş yerlerinin önünde yapılan basın açıklamasında konuşan KOOP-İŞ Konya Şube Başkanı Rafet Durmaz, "Konfederasyonumuz Türk-İş ile Hükümet arasında 1 Ocak 2025 tarihinden geçerli olan Kamu Kesimi Toplu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü 02.08.2025 tarihinde imzalandı. .Bu protokolle birlikte, 600 bin kamu işçisi hak ettiği ücret zamlarını aldı. Sendikamız KOOP-İş, örgütlü olduğu iş yerlerinde birer birer sözleşmeleri imzalıyor. Ancak ne yazık ki, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, kendisine bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarında Kamu Çerçeve protokolüyle elde edilen ücret zamlarını uygulamak istemiyor. Vakıflarda çalışan arkadaşlarımıza memurlara verilen yüzde 11 + yüzde 7 oranlarını uygulamak istiyor. İşte biz bugün burada, haklı ve meşru davamız için toplandık. Sendikamızın aldığı karar gereğince ülkemizin dört bir yanındaki 1003 Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında bugünden itibaren greve gidiyoruz. Ancak biz bugün burada, sadece ücret artışı talep ettiğimiz için değil, yıllardır görmezden gelinen emeğimizin, alın terimizin ve fedakârlığımızın hakkını almak için bir aradayız. Bizler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarında görev yapan emekçileriz. Depremde ilk sahaya çıkan, Pandemi de evinden çok vatandaşı gören, kısıtlı bütçelerle milyonların derdine derman olmaya çalışan emekçileriz. Vatandaşın en çaresiz anında yanında olan, 24 saat esasına göre görev yapan, hafta sonu bile evini görmeden yardıma muhtaç kesimlerin sorunlarını çözmeye uğraşan bir neferler ordusuyuz. Ama bugün, bizim derdimizi dinleyen kimse yok. Bizlere Kamu Çerçeve Protokolündeki zam oranları bile çok görülüyor. Oysa önceki sözleşme döneminde bu oranları hiç tereddüt edilmeden kabul edilmişti. Soruyoruz şimdi ne değişti? Ne acıdır ki, bu ülkenin dört bir yanında görev yapan 600 bin kamu işçisi ve Aile Bakanlığı büyümesindeki 30 binin üzerindeki işçi kamu çerçeve protokolüyle hak ettikleri zam oranlarını alırken, bizlere üvey evlat muamelesi reva görülüyor. Toplu sözleşme masasında biz yokmuşuz gibi davranılıyor. Oysa bu sözleşme toplu iş sözleşmesidir ve Türkiye genelinde 1003 vakıf çalışanını ilgilendirmektedir. Biz bu görevi sadece ücret için yapmadık, yapmıyoruz. Ama bu hakkımız olanı istemeyeceğiz anlamına gelmez. Bizler, yoksulun umudu, afetzedenin dayanağı, sistemin sessiz kahramanlarıyız. Bu gün hak ettiğimiz ücretleri alamadığımız için grevdeyiz. Çünkü bizler geçinemiyoruz, değer görmüyoruz ve yok saylıyoruz. Buradan sesleniyoruz. Bizi yok sayan hiçbir sözleşme ve protokol geçerli değildir. Bizi hesaba katmayan hiçbir yönetim bu veballe ayakta duramaz. Emeğimizin hakkını alıncaya dek, bir adım geri atmak yok. Zafer direnen emekçinin olacak" dedi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.