Basın bayramı üzerine
Basın bayramı üzerine
Basından, II. Abdulhamit sansürünün kaldırılışının 114 yılındayız.
Basın derken, bağımsız basını kastediyoruz. Yandaş basının sansür diye bir sorunu yok.
Gazeteci arkadaşlar genelde halkın sorunlarını yazıp çizdikleri için kendi sorunlarına çok fazla eğilemezler. Halkımız da gazetecileri hiç sorunu olamayan, para içinde yüzen bir kesim olarak görür.
Oysa gerçek hiç de öyle değildir. Türkiye genelindeki bağımsız tarafsız muhabiri olan yalızca haber için koşturan yerel gazeteciler sizin sorunlarınızı, dertlerinizi anlatmak için uğraş verirler. Çoğu para olmadığı için zamanında parasını alamaz. Çoğu matbaa parasını ödeyemez. Bazen öğlen yemekleri zeytin ekmekle geçer. Bütün bu sıkıntılara rağmen ellerinden geldiği kadar iyi bir haber yapmaya çalışırlar.
Bazı beleşçi avantacılar ise sayfamız dolsun ilanımızı alalım da gerçek haberleri boş ver diyenler ise kaymakamların ve belediyelerin, dedikoducu çevrelerinin haberleriyle günü kurtarmaya çalışırlar.
Satılık basın yok mudur? Elbette kalemini para ve çıkar için satanlar vardır. Ama bu mesleği aşkla, şevkle yapanlar da vardır.
İnternet gazeteciliğinin yasallaşması;
İnternet haber siteleri, yeni yasa ile “süreli yayın” (gazete) kapsamına alınacak ve Basın İlan Kurulu’nun belirleyeceği yönetmelik çerçevesinde resmi ilân da alabilecek.
Yeni basın yasası doğal olarak yerel basında da yapısal bir değişim yaratacak. Örneğin resmi ilan alan günlük gazetelerin kendiliğinden kapanması gündeme gelecek. Bu gazeteler kâğıt versiyonlarını kapatıp dijital versiyonları ile resmi ilan almaya devam edebilecek isteyen gazete, kâğıt versiyonunu sürdürüp yine resmi ilan almaya devam edebilecek. Ancak, dijital medyanın maliyetinin kâğıtlara göre düşük olması, günlük yerel gazetelerin kendiliğinden kapanmasına yol açacak.
Yasallaşması beklenen İnternet gazeteciliği, yazılı basının bir adım önünde olacak.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


