Sessizce aramızdan çekilen son mest ustasıydı!
O bir mest ustasıydı: Süleyman Çatlıoğlu 1928 yılında Seydişehir Değirmenci mahallesinde doğdu. 11 yaşında kunduracılığı çıraklıktan ustalığa kadar her merhalesini yerine getirdi. Kış günlerinin aranan mestlerini tarihi Arasta çarşısında en iyi o yapardı. Kendisiyle 2007 yılında yaptığım röportajda bu çarşıda 70 kunduracı mest imal eden ustalar vardı şimdi son olarak ben kaldım. İmalat bitti yalnızca tamir yapıyorum. Eskiye göre iş kalmadı demişti. Son zamanlarında dükkânına da az gelir olmuştu. 2019 yılının bahar ayında 4 çocuğunu ve torunlarını geride bırakarak 91 yıllık yaşamına sessizce veda edip gitti.
Kaybolan sadece usta ve meslekler değil, bir bardak çayın ardında kalan hayatlarda anılarda kalıyor. Şehrin hafızaları da silinip kayboluyor.
Zaman değişti, insan azaldı, Dükkânlar kapandı, hatıralar kaldı. Kaybolan samimiyetin ardından sessizce eksilen değerlerde bir bir tükendi!
Kaybolan aslında yalnızca meslekler değil; güven, emek, komşuluk ve insani temas da sessizce aramızdan çekiliyor.
Bir dükkânın önünde ayaküstü edilen iki kelam, demlenen bir bardak çayın buğusunda paylaşılan dertler, ustadan çırağa fısıldanan nasihatler… Hepsi birer hatıraya dönüştü.
Şimdi tabelalar var ama selam yok, kalabalıklar var ama tanıdık yüzler eksik.
Kapılar açık olsa da gönüller kapalı.
Zaman ilerliyor belki ama bazı şeyler geride kalıyor; sessiz, kırgın ve biraz da hüzünlü.
Eskiden hayat yavaştı ama samimiydi. Şimdi hızlandıkça eksilen, aslında biziz.
Şehirler büyüyor ama ruhları küçülüyor. Eğer bu meslekler tamamen yok olursa, çocuklarımıza anlatacak sadece fotoğraflar ve “bir zamanlar” diye başlayan cümlelerimiz kalacak. Oysa yaşatılan her meslek, şehrin hafızasına tutulan bir ışıktır.
Belki de hâlâ geç değildir. Bir ustanın elini tutmak, bir çırağın başını okşamak ve bu değerleri geleceğe taşımak için. Darısı Esnaf ve sanatkârlar odası yönetimine tavsiyedir.