Yazı Detayı
31 Aralık 2018 - Pazartesi 23:00 Bu yazı 392 kez okundu
 
Kuğulu tabiat parkı ve çevresi
Ali Kazankaya
kazankayaali@gmail.com
 
 

Seydişehir Anadolu’nun Tarihi ve Doğal güzellikleriyle iç içe yaşayan nadir bölge ve şehirlerden biridir.

Bu yazımda, Kuğulu Tabiat parkı çevresinde yer alan Tarihi Okluk Beli, Kalafat Dağı Küpe Dağı, Ferzine Mağarası ve Gürlevük’ü anlatmaya çalışacağım.

Kuğulu çevresi antik çağlardan beri çeşitli kavimlerce -genellikle pagan dönemlerinde- yerleşim yeri olarak kullanılmış bir bölgedir. Araştırmalarımıza göre, Ferzine Mağarası, Frigler Döneminde insan yaşamına elverişli, çevresinin bol ağaçlıklı, suyunun ve av hayvanlarının bol ve tehlikelere karşı korunaklı olması hasebiyle seçilmiş bir mağaradır. Duvarlarında çok sayıda nişler mevcut olup bu nişlere ikonlar konulduğu tahmin ediliyor. Bu mağaranın hem iskân ve hem de dini ibadetler için kullanıldığı tespit edilmiştir.( Paganizm zaman zaman Türkçe putperestlik anlamında kullanıldığı gibi özellikle Hristiyanlıkta İbrahim’i Dinlerin dışında kalan ruhani veya dini öğreti ve doğa dinlerinin uygulama ve geleneklerini de genel anlamda kapsar)

Tarihi Okluk Beli ve Kalafat Dağı:

Okluk Beli, Kalafat Dağı’nın doğusundan geçen antik çağlardan beri kullanılan İç Anadolu’yu Akdeniz’e bağlayan askeri ve ticari kervan yolu olduğu gibi II. Haçlı Seferi Yolu olarak kullanılan tarihi bir geçittir.

Alman İmparatoru III. Kontrat ile Fransa Kralı VII. Louis tarafından yönetilen II. Haçlı Ordusu’nun Selçuklu Sultanı I. Mesut  la yaptığı ( 1147-1149 ) meydan muharebesindeki bozgundan sonra Seydişehir‘in batısında bulunan bu gün halkın Velvelid dediği yerde ( Elite-Elit Seçkin, Seçkinler) kendilerince adlandırdıkları toparlanıp kendilerine gelebilmek için Yenice, Kızılca ve Kavak köyleri (mahalleleri ) arasındaki Asar Tepe’de bulunan Bergama Krallığına Bağlı M.S. 2-3 yy en parlak dönemini yaşamış ve miadını doldurmuş Antik AMBLADA Kentinin taşlarını getirerek geçici  iskan için  kullanmışlar daha sonraları Seydişehir’in Kurucusu Seyyid Harun Veli  tarafından Cami, hamam kale kapı ve duvarlarında bu taşları götürerek kullanmıştır.

II. Haçlı Ordusu toparlanarak Kudüs’e gitmek üzere bugünkü Manav yolundan Okluk Belinin başladığı noktada Pazar Beleni denilen dört kervan yolunun birleştiği yerden yola çıkmıştır. Bu nokta, Kalafat Dağı’nın kuzey doğu bölgesidir. Kalafat Dağı adı ise tarihi olarak Bizans İmparatoru IV. Mikail’den gelmektedir. Makedonyalılar Hanedanı’ndan gelen Bizans İmparatoru IV. Mikail’in yeğeni V. Mikail Kalafatçıyı imparator yapar ancak, halk istemez ve ayaklanır. V. Mikail kaçarak Ayasofya Kilisesi’ne sığınır, fakat yakalanır ve isyan eden halk gözlerini kör eder. (Bu sebeple, aynı zamanda tepede şimdi yıkılmış bulunan gözetleme kulesi vardır.) Seydişehir halkı arasında da bu dağ, tarihi geçmişi ve önemli bir geçit noktası olması ve nedeniyle, Kalafatçı Mikail adına Kalafatçı ( Kalafat Dağı) olarak anılmaktadır.

II. Haçlı Ordusu geçitten yukarı dokuz dönemeçten geçerek önce Simyan’a (Süleymaniye) gitmiş, oradan güneye devam ederek Zomana Boğazından ve Naras Köprüsü’nden ilerlemiş, sonrasında Pazarcı (Manavgat) ve akabinde Taşucu’ndan Kudüs’e geçmiştir. Ancak umduklarını bulamamış ve gemilerle Avrupa’ya perişan bir şekilde dönmüştür.

Kuğulu Tabiat Parkı Bölgede en çok yağış alan bitki ve ağaç çeşitliliğinin olduğu gibi suyu bol bir bölgedir.

Seydişehir halkının Büyük Gürlevük diye adlandırdığı yer Tarihi Ferzine Mağarası’na yürüyüş yolundan çıkarken mağaraya varmadan Gürlevük’ün patlayıp suyun akmasıyla zamanla oluşmuş Kuğulu Tabiat Parkı’na doğru inen su ve yatağıdır.

Büyük Gürlevük Dağın böğründen devamlı akan bir su değil, hava şartlarına göre çok şiddetle bayır aşağı gürleyerek çağlayanlar şeklinde akan bir deredir. Dağın yukarılarında Yörüklerin Büyük Yalak - Küçük Yalak diye adlandırdıkları dolin şeklinde çok büyük çukurlar karların çok yağdığı 2-3 metre dolduğu zaman ani lodos esmesi ile bu kalın kar tabakası yalaklardan aşağı hızla erir dağların içleri kireçli kalkerli dağlar olması sebebiyle dağ içindeki büyük Kaklıkların dehlizlerin suyla ani dolması ile kabına sığamayarak Ferzinenin altından sifon yaparak yukarıya doğru sesli bir şekilde fışkırarak çıkar yer dik ve bayır aşağı olduğu için şelaleler şeklinde hızla akarak Kuğulu Parkı’nın içine varır birinci göletten 2. gölette oradan da Kalafat Dağı’nın dibindeki Oğlak Geçinden akarak Suğla Gölü’ne gider. Bu olay aynı şekilde çok ve şiddetli yağmurlar yağdığı zaman BÜYÜK GÜRLEVÜK patladı dediğimiz olay her kış veya bahar olmayabilir bazen de sene atlar.

Önemli bir ayrıntı aktarayım Yukarıda anlattığım gibi bu dağların içinde dehlizler Kaklıklar olduğu için Seydişehir’e has Yağ Balığı dediğimiz balıklar mevsiminde yumurtalarını bırakabilmişse dehlizlerde üreyip çoğalmışlarsa Gürlevük’ün patlaması sonucu su ile Yağ Balıkları bazen beraber akar, halk arasında da “Seydişehir’de balık aktı” denilir.

Küpe Dağı ve Küpe Çukuru:

Küpe Dağı, Seydişehir’in güney batısında 2451 rakımlı Seydişehir’in Kuruluşuyla özdeşleşmiş Seydişehir sınırları içinde tarihi bir dağdır. Küpe Dağına adını veren Firigyalılar dönemine ait Kybele Ana Tanrıça heykelidir. Kuğulu tabiat Parkı’na yalnızca doğal güzellikleri yönünden değil tarihi yönden de önem kazandıran unsurlardan biri bu heykeldir. Zira adı geçen heykelin, 2008 yılında, Kuğulu Tabiat Park’ında bir buçuk ton ağırlığındaki gövde kısmı bulunmuştur. Kafa kısmının pagan döneminde koptuğu tahmin edilen bu Kybele Ana Tanrıça Heykeli, bulunduktan sonra Konya Arkeoloji Müzesine götürülmüş olup, halen orada sergilenmektedir. Arapların da Kubel olarak adlandırdığı bu heykelin adından dolayı Küpe Dağı, Antalya ve Aksekili araştırmacılar tarafından, Küpeli Dağ olarak da adlandırılır. Dağ zirvesindeki Küpe Çukuru ile birlikte eşsiz bir doğal güzellik taşımakta, özellikle fotoğraf sanatçıları için mükemmel doğa fotoğrafları çekilmesine imkân verdiği gibi, dağcılık sporuyla uğraşanlar için de önemli bir parkur kabul edilmektedir.

Dağın zirvesinde Küpe Çukuru adı verilen bir çukur bulunmaktadır. Çökme etkisi büyük olan zirvedeki Küpe çukuru, Elmesut yaylasındaki Şemsin Çukuru oluşumu gibi ilginçtir. Küpe Çukuru (dolinin) çapı 2100 mt taban genişliği 1200 mt krater ağzı şeklindedir. Küpe Çukuru yamaçlarında kalker ve pliş kontaklarındaki pınarlardan akan küçük dereler, çanağın batısında bulunan büyük düdene dökülür. Bu düden kapanırsa 5 futbol sahası büyüklüğündeki çukur su ile dolabilmektedir. Bu durum daha önce yaşanmış ve 1911 yılında çok büyük bir afet yaşanmıştır. Bu afet neticesinde, Beyşehir Gölü taşmış, Suğla Gölü dolmuş ve su taşkınları Akçalara kadar gelmiştir. Göllerin dolup taşması sebebiyle, Karaören, Akkise ve Bozkır’a gitmek isteyen yolcuların İncesu, Bağra ve Kuran üzerinden gitmesi gerekmiş, o sene Küpe Çukuruna yaylaya çıkan İdrisli Aşiretinden 20 yörük, çadırlarının afet nedeniyle dağılması ve sele kapılarak telef olan küçükbaş hayvanlarının düden ağzını kapatması nedeniyle boğulmuşladır. Yörüklerin mezarları bugün Küpe gediği yakınlarındadır.

Anlatmaya çalıştığım üzere, Kuğulu Tabiat Parkı ve çevresi hem doğal hem de tarihi özellikleri dolayısıyla önem arz etmekte olup, Seydişehir halkının bu nadir doğa harikası yere sahip çıkması gerekmektedir. Hatırlanacak olursa, 1986 yılında, o zamanın Manavgatlı Yörükleri ile Taraşçı kasabası arasında o bölgede bulunan önemli bir yayla yüzünden mahkemelik olunmuş, o tarihlerde mahkemeyi Seydişehir Belediyesi kazanarak Kadastro tarafından bu şekilde tescil yapılmıştır. Ancak sonradan, 2007 yılında Bodanya (Bademli) 318 kişi adına hisse tapulu olarak yaylanın tescil edildiği öğrenilmiştir.

Kuğulu Tabiat Parkı gibi Küpe Dağı ve Küpe Çukuru da ilçemiz hudutları içerisinde yer alan önemli doğal güzelliklerdir. Hem Küpe Dağı hem de Küpe Çukuru olarak adlandırılan yayla birer kamu malıdır, dolayısıyla şahıs veya şahıslar adına tescil edilemez. İlçe halkı olarak, bu doğal ve tarihi güzelliklerimizin farkında olmalı ve onlara sahip çıkmalıyız. Yetkililerin de bu hususta ilçemizin hak ve menfaatlerini korumasını bekliyor, bu yazıyla onların da dikkatini çekmeyi umuyorum.

 
Etiketler: Kuğulu, tabiat, parkı, ve, çevresi,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Özlü Sözler
Gazabını yutucu, sır saklayıcı, ayıp örtücü ol…


Hacı Bektaşı Veli
Bir Hadis
İslâm, güzel ahlâktır.


MEVLANA (R.A)
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

,